

Nuss ameliyatı, pectus excavatum yani kunduracı göğsünün cerrahi olarak düzeltilmesinde kullanılan minimal invaziv yöntemlerden biridir.
Pectus excavatumda göğüs kemiği ve ön göğüs duvarı içeri doğru çökmüştür. Nuss yönteminde bu çökmüş bölgenin altına özel olarak şekillendirilmiş metal bir bar yerleştirilir. Bar uygun pozisyona çevrildiğinde sternumu öne doğru kaldırarak göğüs kafesinin yeniden şekillenmesini sağlar.
Klasik açık göğüs duvarı ameliyatlarından farklı olarak Nuss yönteminde geniş bir ön göğüs kesisi yapılmaz ve kaburga kıkırdaklarının rutin olarak çıkarılması gerekmez.
Ancak Nuss ameliyatı her pectus excavatum hastası için gerekli veya uygun değildir. Cerrahi karar; deformitenin şiddeti, göğüs kafesinin anatomisi, kalp ve akciğerler üzerindeki olası etkiler, hastanın belirtileri, yaşı ve genel sağlık durumu birlikte değerlendirilerek verilir.
Nuss ameliyatının amacı içeri doğru çökmüş olan göğüs duvarını öne doğru kaldırarak daha normal bir göğüs kafesi anatomisi oluşturmaktır.
Pectus excavatum bazı kişilerde yalnızca hafif bir anatomik farklılık oluşturabilir ve cerrahi tedavi gerektirmeyebilir.
Daha belirgin olgularda ise deformite;
Cerrahi gereklilik yalnızca göğüsteki çöküklüğün dışarıdan ne kadar belirgin olduğuna göre değerlendirilmez.
Nuss ameliyatı özellikle cerrahi düzeltmenin gerekli görüldüğü pectus excavatum hastalarında değerlendirilebilir.
Cerrahi değerlendirmede;
gibi faktörler dikkate alınabilir.
Bu özelliklerden birinin bulunması tek başına ameliyat zorunluluğu anlamına gelmez.
Karar hastanın bütün klinik ve anatomik özellikleri birlikte değerlendirilerek verilir.
Nuss ameliyatının uygulanabileceği herkes için geçerli tek bir yaş bulunmaz.
Çocukluk ve ergenlik döneminde göğüs duvarının daha esnek olması, sternumun yeniden şekillendirilmesini kolaylaştırabilir.
Bu nedenle cerrahi düzeltme sıklıkla ergenlik döneminde değerlendirilir.
Ancak ameliyatın çok erken yapılması her zaman gerekli değildir. Çocuğun büyüme durumu, deformitenin ilerleyişi ve belirtileri göz önünde bulundurulur.
Nuss ameliyatı erişkin hastalarda da uygulanabilir.
Yetişkinlerde göğüs duvarı daha sert olduğu için cerrahi planlama, kullanılacak bar sayısı, ağrı yönetimi ve teknik ayrıntılar genç hastalara göre farklılık gösterebilir.
Ameliyattan önce pectus excavatumun yalnızca dış görünümü değil, göğüs kafesi içerisindeki anatomik ve fonksiyonel etkileri de değerlendirilir.
Hastaya göre;
gibi incelemelerden yararlanılabilir.
Her hastada bütün testlerin yapılması gerekmez.
Gerekli tetkikler yaşa, belirtilere, deformitenin derecesine ve klinik bulgulara göre belirlenir.
Haller indeksi, pectus excavatumun anatomik şiddetini değerlendirmek amacıyla kullanılan radyolojik ölçümlerden biridir.
Göğüs kafesinin yatay genişliği ile sternum ve omurga arasındaki ön-arka mesafe arasındaki oranı ifade eder.
Haller indeksinin yükselmesi göğüs kafesindeki ön-arka daralmanın arttığını gösterebilir.
Ancak ameliyat kararı yalnızca Haller indeksine göre verilmez.
Değerlendirmede;
da önemlidir.
Nuss ameliyatı genel anestezi altında gerçekleştirilir.
Temel cerrahi prensip, göğüs kemiğinin altına uygun şekilde şekillendirilmiş metal bir pectus barı yerleştirerek sternumu öne doğru kaldırmaktır.
Ameliyatın teknik ayrıntıları hastanın anatomisine göre değişebilmekle birlikte süreç genel olarak birkaç aşamadan oluşur.
Ameliyat öncesinde veya ameliyat sırasında hastanın göğüs kafesine uygun uzunlukta bir metal bar seçilir.
Bar, göğüs kafesinin elde edilmesi amaçlanan şekline uygun biçimde eğimlendirilir.
Tek tip bir bar şekli bütün hastalara uygulanmaz.
Göğüs kafesinin genişliği, deformitenin derinliği ve asimetrisi barın şekillendirilmesinde dikkate alınır.
Göğüs kafesinin sağ ve sol yan tarafında küçük cerrahi kesiler yapılır.
Bu kesiler, pectus barının göğüs kafesi boyunca ilerletilebilmesi için kullanılır.
Nuss ameliyatının minimal invaziv olarak adlandırılmasının temel nedenlerinden biri, ön göğüs duvarında klasik açık cerrahide olduğu gibi geniş bir kesi yapılmamasıdır.
Ameliyat sırasında torakoskop adı verilen kamera sistemi kullanılabilir.
Kamera sayesinde göğüs boşluğu, kalp, akciğer ve sternumun arka yüzü görüntülenir.
Özellikle barın sternumun altından geçirilmesi sırasında bu görüntü cerrahın anatomik yapıları takip etmesine yardımcı olur.
Pectus barının sternumun arkasından geçeceği güvenli bir yol hazırlanır.
Bu aşama ameliyatın önemli teknik bölümlerinden biridir çünkü sternumun hemen arkasında kalp ve diğer önemli anatomik yapılar bulunur.
Bar, göğüs kafesinin bir tarafından diğer tarafına bu geçiş yolu kullanılarak ilerletilir.
Özel olarak şekillendirilmiş metal bar sternumun altına yerleştirilir.
Bar başlangıçta göğüs kafesinden geçmeye uygun pozisyondadır.
Doğru konuma ulaştığında bar çevrilerek kavisli yüzeyi sternumu öne doğru kaldıracak hâle getirilir.
Bu hareketle göğüs kafesindeki çöküklük düzeltilir.
Barın istenmeyen şekilde hareket etmesini veya dönmesini önlemek amacıyla göğüs duvarına sabitlenmesi gerekir.
Bunun için kullanılan yöntem cerrahi tekniğe göre değişebilir.
Bar;
ile desteklenebilir.
Amaç barın iyileşme süreci boyunca doğru pozisyonda kalmasını sağlamaktır.
Her hastada tek bar kullanılmaz.
Bazı hastalarda bir pectus barı yeterli olabilirken, özellikle;
iki veya daha fazla bar kullanılması gerekebilir.
Bar sayısı hastanın anatomisine ve cerrahi planlamaya göre belirlenir.
Bu nedenle “Nuss ameliyatında mutlaka tek bar kullanılır” şeklinde bir genelleme doğru değildir.
Nuss ameliyatında kullanılan barlar cerrahi kullanım için üretilmiş metal implantlardır.
Kullanılan sistem ve hastanın özelliklerine bağlı olarak farklı metal alaşımları tercih edilebilir.
Metal hassasiyeti veya alerjisi öyküsü bulunan hastalarda bu durum ameliyat öncesinde değerlendirilmelidir.
Nuss yönteminin temel prensibinde kaburgaların veya deforme olmuş kaburga kıkırdaklarının geniş şekilde çıkarılması yer almaz.
Bu yönüyle Ravitch gibi açık rekonstrüktif yöntemlerden ayrılır.
Nuss ameliyatında göğüs duvarı metal bar yardımıyla içeriden desteklenerek yeniden şekillendirilir.
Ancak her ameliyatın teknik ayrıntıları kişinin anatomisine ve daha önce geçirdiği operasyonlara göre değişebilir.
Nuss yöntemi minimal invaziv pectus excavatum onarımı olarak tanımlanır.
Göğüs kafesinin yan taraflarında küçük kesiler kullanılır ve işlem kamera yardımıyla gerçekleştirilebilir.
Bununla birlikte “kapalı ameliyat” ifadesi ameliyatın basit veya risksiz olduğu anlamına gelmez.
Sternumun altından metal bar geçirilmesi ve göğüs duvarının yeniden şekillendirilmesi önemli bir cerrahi işlemdir.
Nuss ve Ravitch, pectus excavatum cerrahisinde kullanılan iki farklı yaklaşımdır.
Nuss yönteminde göğüs duvarının altına metal bar yerleştirilerek sternum öne kaldırılır.
Ravitch yönteminde ise daha açık bir cerrahi yaklaşımla deforme kaburga kıkırdaklarının belirli bölümleri çıkarılabilir veya yeniden şekillendirilebilir ve sternumun pozisyonu düzeltilir.
Hangi yöntemin uygun olduğu;
gibi faktörlere göre değerlendirilir.
Ameliyat süresi her hasta için aynı değildir.
Operasyonun süresini;
etkileyebilir.
Bu nedenle bütün Nuss ameliyatları için geçerli sabit bir süre vermek doğru değildir.
Nuss ameliyatı minimal invaziv bir cerrahi yöntem olsa da ameliyat sonrası ağrı önemli bir konudur.
Çünkü metal bar göğüs duvarını yeni pozisyonuna doğru kaldırır ve kaburga, kas ve göğüs duvarı dokularında belirgin mekanik değişiklik oluşturur.
Ağrı özellikle ameliyatın ilk günlerinde daha belirgin olabilir.
Ağrı kontrolünde hastanın durumuna göre;
gibi yöntemlerden yararlanılabilir.
Kullanılan ağrı kontrol protokolü merkeze ve hastaya göre değişebilir.
Kriyoablasyon, bazı merkezlerde Nuss ameliyatı sırasında ameliyat sonrası ağrıyı azaltmak amacıyla kullanılan yöntemlerden biridir.
Bu teknikte kaburgalar arasında uzanan belirli sinirler kontrollü olarak düşük sıcaklığa maruz bırakılarak ağrı iletiminin geçici olarak azaltılması amaçlanır.
Sinir fonksiyonu zaman içerisinde yeniden gelişir.
Kriyoablasyon her Nuss ameliyatında zorunlu değildir ve ağrı kontrolü için kullanılabilecek yöntemlerden yalnızca biridir.
Hastanede kalış süresi standart değildir.
Taburculuk zamanını;
gibi faktörler belirler.
Modern ağrı kontrolü ve erken mobilizasyon uygulamaları sayesinde uygun hastalarda hastanede kalış süresi geçmiş dönemlere göre daha kısa olabilir.
Ancak her hastanın iyileşme süreci farklıdır.
Hastanın genel durumu uygun olduğunda erken mobilizasyon hedeflenir.
Ameliyat sonrasında önce yatakta pozisyon değiştirme ve oturma, ardından ayağa kalkma ve yürüyüş aşamalarına geçilir.
Erken hareket;
katkı sağlayabilir.
Ameliyatın erken döneminde göğüs duvarının ve pectus barının yeni pozisyona uyum sağlaması gerekir.
Bu dönemde hastaya göre bazı hareketler sınırlandırılabilir.
Özellikle;
erken dönemde uygun olmayabilir.
Hareket ve aktivite planı ameliyatı gerçekleştiren ekibin önerilerine göre ilerletilmelidir.
Ameliyat sonrası ilk dönemde yatma ve kalkma hareketleri kontrollü yapılır.
Bazı hastalarda sırtüstü yatmak daha rahat olabilir.
Göğüs kafesinde ani dönme veya bar bölgesine aşırı yük bindirecek hareketlerden erken dönemde kaçınılması gerekebilir.
Uyku pozisyonuyla ilgili kısıtlamalar hastanın iyileşmesine göre zaman içerisinde azaltılabilir.
Spora dönüş aşamalı olarak planlanır.
İlk dönemde yürüyüş gibi hafif aktiviteler tercih edilir.
Daha sonra iyileşmeye göre;
kademeli şekilde değerlendirilebilir.
Göğüs kafesine doğrudan darbe alma riski taşıyan temas sporlarında bar yerindeyken özel değerlendirme gerekebilir.
Spora dönüş için herkes için geçerli tek bir süre vermek doğru değildir.
Pectus barı, göğüs kafesinin düzeltilmiş pozisyonda yeniden şekillenebilmesi için ameliyat sonrasında belirli bir süre vücutta bırakılır.
Birçok uygulamada bar yaklaşık 2-3 yıl boyunca yerinde tutulabilir.
Ancak barın çıkarılma zamanı;
gibi faktörlere göre değişebilir.
Bu nedenle her hasta için aynı bar çıkarma zamanı geçerli değildir.
Pectus barının çıkarılması ayrı bir cerrahi işlemdir.
Planlanan süre tamamlandıktan sonra genel anestezi altında barın uçlarına daha önce yapılan kesiler veya bunlara yakın bölgelerden ulaşılabilir.
Bar sabitleme sistemlerinden ayrılır ve dikkatli şekilde çıkarılır.
Bar çıkarılması genellikle ilk Nuss ameliyatına göre daha sınırlı bir işlem olmakla birlikte yine cerrahi ve anestezi gerektirir.
Bar çıkarıldıktan sonra göğüs kafesinin düzeltilmiş şeklinin korunması amaçlanır.
Bununla birlikte pectus excavatumda nüks, yani deformitenin yeniden belirginleşmesi mümkündür.
Nüks riskini;
gibi faktörler etkileyebilir.
Bu nedenle barın çıkarılma zamanlaması önemlidir.
Her cerrahi işlemde olduğu gibi Nuss ameliyatında da komplikasyon riski bulunmaktadır.
Olası sorunlar arasında;
yer alabilir.
Sternumun hemen arkasında kalp ve büyük damarlar bulunduğu için bu yapılara yönelik yaralanmalar nadir olmakla birlikte ciddi cerrahi komplikasyonlar arasındadır.
Risk düzeyi hastanın anatomisi, yaşı, önceki ameliyatları ve cerrahi özelliklerine göre değişebilir.
Pectus barının yer değiştirmesi Nuss ameliyatından sonra görülebilen komplikasyonlardan biridir.
Bu riski azaltmak amacıyla bar farklı sabitleme teknikleriyle göğüs duvarına stabilize edilir.
Barın belirgin şekilde yer değiştirmesi durumunda yeniden cerrahi müdahale gerekebilir.
Özellikle ameliyat sonrası erken dönemde fiziksel aktiviteyle ilgili önerilere uyulması bu nedenle önemlidir.
Nuss yönteminde kesiler genellikle göğüs kafesinin yan taraflarında bulunur ve klasik açık göğüs duvarı cerrahisine göre daha küçüktür.
Ancak her cerrahi işlemde olduğu gibi kesi bölgelerinde iz oluşur.
İzin görünümü;
göre farklılık gösterebilir.
“İzsiz ameliyat” olarak tanımlanması doğru değildir.
Bar çevrildiğinde sternum mekanik olarak öne kaldırıldığı için göğüs kafesinin şekli ameliyat sırasında belirgin biçimde değişir.
Ancak ameliyat sonrası ilk dönemde;
nedeniyle nihai görünümün değerlendirilmesi için iyileşme sürecinin ilerlemesi gerekir.
Barın uzun süre yerinde tutulmasının amacı da göğüs kafesinin düzeltilmiş pozisyonda yeniden şekillenmesine yardımcı olmaktır.
Nuss ameliyatının amacı göğüs kafesindeki çöküklüğü belirgin şekilde düzeltmek ve uygun hastalarda anatomik veya fonksiyonel etkileri azaltmaktır.
Ancak her hastanın deformitesi farklıdır.
Özellikle;
gibi durumlarda elde edilecek anatomik düzeltmenin derecesi farklı olabilir.
Bu nedenle ameliyat öncesinde beklenen sonuç hastanın anatomisine göre değerlendirilmelidir.
Sternumun öne doğru kaldırılması göğüs kafesi içerisindeki ön-arka alanı artırabilir.
Kalp üzerinde mekanik bası bulunan bazı hastalarda bu basının azalması mümkündür.
Bazı hastalarda egzersiz kapasitesi veya kardiyopulmoner ölçümlerde iyileşme görülebilir.
Ancak her hastada aynı düzeyde fonksiyonel değişiklik beklenmez.
Cerrahinin beklenen yararı ameliyat öncesindeki anatomik ve fonksiyonel değerlendirmeye göre ele alınır.
Ameliyat sonrası takip yalnızca yara kontrolünden ibaret değildir.
Kontrollerde;
değerlendirilebilir.
Uzun dönem takip, barın ne zaman çıkarılacağının planlanması açısından da önemlidir.
Nuss ameliyatı, pectus excavatum tedavisinde kullanılan minimal invaziv bir cerrahi yöntemdir. Göğüs kemiğinin altına metal bir pectus barı yerleştirilerek sternum öne doğru kaldırılır.
Cerrahi gerekliliği bulunan pectus excavatum hastalarında değerlendirilebilir. Deformitenin şiddeti, belirtiler, kalp ve akciğer üzerindeki etkiler, yaş ve göğüs kafesi anatomisi birlikte dikkate alınır.
Nuss yönteminin temel tekniğinde sternumu geniş şekilde kesmek veya deforme kaburga kıkırdaklarını rutin olarak çıkarmak yerine sternumun altına metal bar yerleştirilerek göğüs duvarı öne kaldırılır.
Bazı hastalarda tek bar yeterli olabilirken bazı hastalarda iki veya daha fazla bar gerekebilir. Bar sayısı deformitenin anatomisine ve göğüs duvarının özelliklerine göre belirlenir.
Ameliyat sonrası ağrı görülebilir ve özellikle erken dönemde belirgin olabilir. Ağrı kontrolünde ilaç tedavileri, bölgesel anestezi ve bazı hastalarda interkostal sinir kriyoablasyonu gibi yöntemlerden yararlanılabilir.
Birçok hastada bar yaklaşık 2-3 yıl yerinde tutulabilir. Ancak kesin süre hastanın yaşına, büyümesine, göğüs duvarının yapısına ve cerrahi planlamaya göre değişebilir.
Bar çıkarılması ayrı bir cerrahi işlemdir ve genellikle genel anestezi altında yapılır. Çoğu durumda ilk Nuss ameliyatına göre daha sınırlı bir girişimdir.
Evet, ancak spora dönüş kademeli olmalıdır. Özellikle ilk iyileşme döneminde ağır kaldırma ve göğüs kafesine darbe riski oluşturan aktiviteler sınırlandırılabilir.
Nüks mümkündür ancak her hastada görülmez. Yaş, deformitenin özellikleri, büyümenin devam etmesi ve barın vücutta kalma süresi gibi faktörler tekrarlama riskini etkileyebilir.
Tek bir yöntem bütün hastalar için daha uygun değildir. Yaş, göğüs duvarının sertliği, deformitenin şekli, asimetri ve önceki cerrahiler değerlendirilerek yöntem seçilir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Nuss ameliyatının uygunluğu yalnızca pectus excavatumun dışarıdan görünümüne veya tek bir radyolojik ölçüme göre belirlenmez. Deformitenin anatomik özellikleri, kişinin yaşı, büyüme durumu, belirtileri, kalp ve akciğer üzerindeki olası etkileri ve genel sağlık durumu birlikte değerlendirilir. Cerrahi yöntem, kullanılacak bar sayısı, ağrı kontrolü, aktivite kısıtlamaları ve barın çıkarılma zamanı kişiden kişiye değişebilir. Buradaki bilgiler kişisel tanı veya tedavi önerisi yerine geçmez.