

Pectus excavatum, göğüs kemiğinin ve ön göğüs duvarının içeri doğru çökük görünmesiyle karakterize bir göğüs duvarı deformitesidir. Halk arasında “kunduracı göğsü” olarak da bilinir.
Bazı kişilerde deformite hafiftir ve esas olarak görünümle ilgili bir farklılık oluşturur. Daha belirgin pectus excavatum olgularında ise göğüs kafesinin şekli kalbin konumunu, kalbin dolumunu ve akciğerlerin genişleyebildiği alanı etkileyebilir.
Ancak pectus excavatumun kalp veya akciğerleri ne ölçüde etkilediği yalnızca göğüs kafesinin dışarıdan görünümüne bakılarak belirlenemez.
Değerlendirmede deformitenin derinliği, göğüs kafesinin yapısı, hastanın yaşı, belirtileri, fiziksel kapasitesi ve gerekli durumlarda yapılan görüntüleme ile fonksiyon testleri birlikte ele alınır.
Pectus excavatum, sternum adı verilen göğüs kemiğinin ve ona bağlı kaburga kıkırdaklarının içeri doğru yer değiştirdiği bir göğüs duvarı deformitesidir.
Çöküklük;
olabilir.
Deformite bazı çocuklarda erken yaşlarda fark edilirken, büyüme döneminde özellikle ergenlik sırasında daha belirgin hâle gelebilir.
Her hastada değil.
Hafif pectus excavatum olgularında herhangi bir fonksiyonel sorun bulunmayabilir ve deformite esas olarak göğüs kafesinin görünümüyle ilişkili olabilir.
Ancak orta veya ileri düzey bazı deformitelerde göğüs kafesinin iç hacmindeki değişiklikler kalp ve akciğerlerin çalışma koşullarını etkileyebilir.
Bu nedenle pectus excavatumun yalnızca kozmetik bir durum olarak değerlendirilmesi her hasta için doğru değildir.
Aynı şekilde her pectus excavatum hastasında kalp veya akciğer fonksiyonunun bozulduğunu varsaymak da doğru değildir.
Kalp, göğüs kafesi içerisinde sternumun arkasında ve iki akciğer arasında yer alır.
Pectus excavatumda sternumun geriye doğru yer değiştirmesi göğüs kafesi içerisindeki anatomik alanı azaltabilir.
Özellikle belirgin deformitelerde kalp;
Bu anatomik değişikliklerin derecesi hastadan hastaya farklıdır.
Belirgin pectus excavatum olgularında sternum ile omurga arasındaki mesafenin azalması kalbin özellikle sağ tarafındaki yapılara bası oluşturabilir.
Kalbin sağ tarafı, göğüs kemiğine daha yakın konumda bulunduğu için bazı hastalarda bu etkiden daha fazla etkilenebilir.
Ancak görüntülemede kalbin göğüs duvarına yakın olması tek başına ciddi kalp fonksiyon bozukluğu anlamına gelmez.
Baskının klinik önemini anlamak için hastanın belirtileri ve gerekli kardiyolojik değerlendirmeler birlikte incelenir.
Bazı ileri olgularda kalbin dolum kapasitesi ve özellikle egzersiz sırasında artırması gereken kan miktarı etkilenebilir.
Kalp her atımda belirli miktarda kanı vücuda pompalar.
Göğüs kafesi içerisindeki mekanik kısıtlılık kalbin bazı bölümlerinin yeterince genişlemesini sınırlandırırsa, özellikle fiziksel aktivite sırasında kalbin ihtiyaç duyulan dolaşım artışını sağlaması zorlaşabilir.
Bu durum bazı hastalarda;
gibi yakınmalarla ilişkili olabilir.
Ancak bu belirtilerin birçok farklı nedeni olabileceği için pectus excavatuma bağlanmadan önce kapsamlı değerlendirme gerekir.
Bazı pectus excavatum hastaları çarpıntı tarif edebilir.
Kalbin göğüs kafesi içerisindeki konumunun değişmesi ve mekanik bası bazı kişilerde kalp atımlarının daha belirgin hissedilmesine katkıda bulunabilir.
Bununla birlikte çarpıntının ritim bozuklukları, tiroit hastalıkları, kansızlık, stres veya başka kardiyolojik nedenleri de olabilir.
Bu nedenle çarpıntı pectus excavatumun doğrudan sonucu olarak kabul edilmemelidir.
Gerekli durumlarda elektrokardiyografi, ritim takibi veya kardiyolojik değerlendirme yapılabilir.
Akciğerler nefes alırken göğüs kafesinin genişlemesiyle birlikte hacim kazanır.
Pectus excavatumda göğüs kafesinin ön-arka çapının azalması, özellikle ileri deformitelerde akciğerlerin genişleyebileceği alanı sınırlayabilir.
Bu durum her hastada belirgin değildir.
Bazı kişilerde istirahat sırasında solunum fonksiyonları normal veya normale yakın olabilirken, fiziksel aktivite sırasında solunum kapasitesindeki sınırlılık daha belirgin hâle gelebilir.
Bazı hastalarda nefes darlığı görülebilir.
Özellikle;
sırasında nefes darlığı daha belirgin olabilir.
Ancak pectus excavatum bulunan bir kişide nefes darlığının mutlaka deformiteye bağlı olduğu düşünülmemelidir.
Astım, kondisyon düşüklüğü, akciğer hastalıkları, kalp hastalıkları ve başka birçok durum da nefes darlığına neden olabilir.
Bu nedenle belirtilerin kaynağının değerlendirilmesi gerekir.
Bazı ileri deformitelerde solunum fonksiyon testlerinde akciğer hacimlerinde azalma görülebilir.
Bu durum genellikle göğüs kafesinin genişleme kapasitesinin mekanik olarak sınırlanmasıyla ilişkilidir.
Ancak pectus excavatum derecesi ile solunum fonksiyonları arasında her hastada doğrudan ve aynı düzeyde bir ilişki bulunmaz.
Belirgin göğüs deformitesine rağmen solunum testleri normal olan kişiler olabileceği gibi daha sınırlı deformitede egzersiz sırasında belirti yaşayan kişiler de olabilir.
İstirahat sırasında kalp ve akciğerlerin karşılaması gereken ihtiyaç görece düşüktür.
Egzersiz sırasında ise;
gerekir.
Pectus excavatuma bağlı anatomik kısıtlılık varsa bu durum fiziksel aktivite sırasında daha belirgin hâle gelebilir.
Bu nedenle bazı hastalar günlük yaşamda belirgin sorun yaşamazken spor sırasında yaşıtlarına göre daha çabuk yorulduklarını fark edebilir.
Çabuk yorulmanın tek bir nedeni yoktur.
Pectus excavatum bulunan bir kişide;
birlikte etkili olabilir.
Bazı kişilerde ise deformiteyle doğrudan ilişkili belirgin bir fizyolojik sorun bulunmayabilir.
Pectus excavatum tek başına spor yapılmasına engel değildir.
Hafif ve belirti oluşturmayan deformitelerde çoğu kişi normal fiziksel aktivitelere katılabilir.
Ancak egzersiz sırasında;
gibi belirtiler varsa değerlendirme gerekebilir.
Spor kısıtlaması gerekip gerekmediği kişinin bulgularına göre belirlenir.
Değerlendirme yalnızca dış görünüş üzerinden yapılmaz.
Hastanın yakınmaları ve fizik muayenesine göre farklı testlerden yararlanılabilir.
Bilgisayarlı tomografi göğüs kafesinin anatomik yapısını ayrıntılı biçimde gösterebilir.
Tomografi ile;
değerlendirilebilir.
Ancak özellikle çocuk ve genç hastalarda radyasyon maruziyeti nedeniyle görüntüleme gerekliliği bireysel olarak değerlendirilir.
Her pectus excavatum hastasında bilgisayarlı tomografi yapılması zorunlu değildir.
Haller indeksi, pectus excavatum şiddetini değerlendirmek için kullanılan radyolojik ölçümlerden biridir.
Göğüs kafesinin en geniş yatay çapının, sternum ile omurga arasındaki en dar ön-arka mesafeye oranlanmasıyla hesaplanır.
Deformite derinleştikçe bu oran genellikle yükselir.
Ancak Haller indeksi tek başına ameliyat kararı vermek için yeterli değildir.
Hastanın;
birlikte değerlendirilmelidir.
Düzeltme indeksi, pectus excavatumun derinliğini değerlendirmek amacıyla kullanılan başka bir radyolojik ölçümdür.
Göğüs kafesinin olması beklenen ön-arka çapı ile mevcut çöküklük arasındaki farkı oransal olarak değerlendirmeyi amaçlar.
Bazı hastalarda Haller indeksine ek olarak deformitenin anatomik şiddetini anlamaya yardımcı olabilir.
Yine de tek başına tedavi kararı belirlemez.
Ekokardiyografi, kalbin ultrason ile değerlendirilmesidir.
Gerekli hastalarda ekokardiyografi ile;
incelenebilir.
Özellikle belirgin deformitesi veya kardiyak yakınmaları bulunan hastalarda değerlendirmeye katkı sağlayabilir.
Elektrokardiyografi, kalbin elektriksel aktivitesini değerlendirir.
Çarpıntı veya ritim ile ilişkili yakınmaları bulunan hastalarda kullanılabilir.
Ancak her pectus excavatum hastasında elektrokardiyografi yapılması gerektiği şeklinde genel bir kural yoktur.
Solunum fonksiyon testleri, akciğerlerin ne kadar hava alabildiğini ve havayı ne kadar etkili şekilde hareket ettirebildiğini ölçmeye yardımcı olur.
Pectus excavatumda özellikle solunum yakınması bulunan kişilerde kullanılabilir.
Bazı hastalarda restriktif olarak adlandırılan, akciğer hacimlerinde azalmayla ilişkili bir tablo görülebilir.
Bununla birlikte normal solunum fonksiyon testi, egzersiz sırasında hiçbir fonksiyonel kısıtlılık olmadığı anlamına gelmeyebilir.
Kardiyopulmoner egzersiz testi, fiziksel aktivite sırasında kalp ve akciğerlerin birlikte nasıl çalıştığını değerlendiren testlerden biridir.
Test sırasında;
gibi parametreler incelenebilir.
İstirahatte yapılan testlerin normal olmasına rağmen belirgin efor şikâyeti bulunan bazı hastalarda ek bilgi sağlayabilir.
Hayır.
Dışarıdan oldukça belirgin görünen bir pectus excavatum bazı kişilerde az belirti oluşturabilir.
Buna karşılık daha orta düzey görünen bir deformite bazı hastalarda egzersiz sırasında önemli yakınmalara yol açabilir.
Bunun nedeni göğüs kafesinin yalnızca çöküklük derinliğinin değil;
da fonksiyonel etkiyi değiştirebilmesidir.
Bu nedenle tedavi planı yalnızca görünüm veya tek bir radyolojik sayı üzerinden yapılmamalıdır.
Çocukluk döneminde hafif deformiteler çoğunlukla ciddi fonksiyonel sorun oluşturmaz.
Ancak pectus excavatum büyüme döneminde ilerleyebilir ve ergenlikte daha belirgin hâle gelebilir.
Bu nedenle çocuklarda;
gibi bulgular takip edilebilir.
Her çocukta ileri görüntüleme veya fonksiyon testi yapılması gerekmez.
Yetişkin hastalarda göğüs duvarı artık daha rijit olabilir.
Bazı yetişkinler yıllardır pectus excavatum bulunmasına rağmen belirgin şikâyet yaşamazken, bazı kişilerde fiziksel kapasitede azalma, nefes darlığı veya çarpıntı görülebilir.
Yaş ilerledikçe genel kondisyon, kilo değişiklikleri, kalp ve akciğer hastalıkları gibi başka faktörler de belirtileri etkileyebilir.
Bu nedenle erişkin hastalarda belirtilerin doğrudan pectus excavatuma bağlanmadan önce diğer olası nedenlerin de değerlendirilmesi önemlidir.
Pectus excavatum bulunan bazı kişilerde;
gibi duruş değişiklikleri görülebilir.
Bu durum göğüs kafesinin görünümünü daha belirgin hâle getirebilir.
Duruş egzersizleri ve kas güçlendirme çalışmaları postürü iyileştirebilir ancak yapısal deformiteyi tek başına ortadan kaldırmaz.
Cerrahi düzeltmenin göğüs kafesi anatomisini değiştirmesi sonucunda kalp üzerindeki mekanik basının azalması ve göğüs boşluğunda daha fazla alan oluşması mümkündür.
Bazı hastalarda fiziksel kapasite veya kardiyopulmoner ölçümlerde iyileşme görülebilir.
Ancak tüm hastalarda aynı düzeyde fonksiyonel iyileşme beklenmez.
Tedavinin amacı ve beklenen yarar;
göre değerlendirilir.
Her pectus excavatum hastasında cerrahi tedavi gerekli değildir.
Tedavi gerekliliği değerlendirilirken;
gibi faktörler birlikte ele alınabilir.
Çocuk ve genç hastalarda büyümenin devam ediyor olması da zamanlama açısından önemlidir.
Cerrahi tedavi, deformitenin belirgin olduğu ve klinik değerlendirmede cerrahinin uygun görüldüğü hastalarda gündeme gelebilir.
Pectus excavatum cerrahisinde Nuss ve Ravitch gibi farklı yöntemler kullanılabilir.
Hangi yöntemin uygun olduğu;
gibi faktörlere göre belirlenir.
Ameliyat kararı yalnızca Haller indeksi gibi tek bir ölçüme göre verilmez.
Hafif pectus excavatum çoğu kişide belirgin kalp problemi oluşturmaz. Ancak ileri deformitelerde kalbin özellikle sağ tarafında bası veya yer değişikliği görülebilir. Bunun klinik önemi kişiye göre değerlendirilir.
Bazı ileri olgularda akciğer hacimleri ve göğüs kafesinin genişleme kapasitesi azalabilir. Ancak bu durum her pectus excavatum hastasında görülmez.
Evet, bazı hastalarda özellikle egzersiz sırasında nefes darlığı görülebilir. Bununla birlikte nefes darlığının başka birçok nedeni olabileceği için değerlendirme gerekir.
Bazı hastalar çarpıntı yaşayabilir ancak çarpıntı yalnızca pectus excavatuma özgü değildir. Ritmin değerlendirilmesi gereken durumlar olabilir.
Çoğu hastada tek başına spor yapmaya engel değildir. Egzersiz sırasında belirgin nefes darlığı, göğüs ağrısı, baş dönmesi veya performans kaybı varsa değerlendirme yapılmalıdır.
Bilgisayarlı tomografi veya uygun görüntüleme yöntemleri kalbin konumunu ve göğüs duvarıyla ilişkisini gösterebilir. Gerekli hastalarda ekokardiyografi gibi kardiyolojik testlerden de yararlanılabilir.
Haller indeksi deformitenin anatomik şiddeti hakkında bilgi sağlar ancak tek başına kalp veya akciğer fonksiyon bozukluğunu göstermez.
Evet. Bazı hastalarda istirahat solunum fonksiyonları normal olmasına rağmen egzersiz sırasında şikâyetler ortaya çıkabilir.
Bazı hastalarda fiziksel kapasite veya kardiyopulmoner ölçümlerde iyileşme görülebilir. Ancak her hastada aynı sonuç beklenmez.
Hafif olgularda esas olarak görünümle ilişkili olabilir. Ancak belirgin deformitelerde kalp ve akciğerler üzerinde fonksiyonel etkiler görülebileceği için her hasta bireysel olarak değerlendirilmelidir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Pectus excavatumun kalp ve akciğerler üzerindeki etkisi her kişide aynı değildir. Değerlendirme; deformitenin anatomik özellikleri, kişinin belirtileri, fiziksel kapasitesi ve gerekli durumlarda görüntüleme, kalp ve solunum fonksiyon testleri birlikte ele alınarak yapılır. Buradaki bilgiler kişisel tanı veya tedavi önerisi yerine geçmez.