

Amfizem, akciğerlerdeki hava keseciklerinin, yani alveollerin yapısal olarak hasar görmesiyle ortaya çıkan kronik bir akciğer hastalığıdır. Alveoller, oksijenin kana geçmesini ve karbondioksitin vücuttan atılmasını sağlayan küçük hava boşluklarıdır. Amfizemde bu hava keseciklerinin duvarları zarar görür, akciğerin elastik yapısı azalır ve nefes verirken havanın akciğerlerden çıkması zorlaşır.
Amfizem çoğunlukla KOAH ile birlikte değerlendirilir. KOAH, kronik obstrüktif akciğer hastalığı anlamına gelir ve kalıcı hava akımı kısıtlılığıyla seyreden geniş bir hastalık grubunu ifade eder. KOAH’ın temel bileşenleri arasında küçük hava yolu hastalığı, kronik bronşit ve amfizem yer alabilir.
Bu nedenle amfizem ve KOAH aynı şey değildir; ancak birbirleriyle çok yakından ilişkilidir. Amfizem, KOAH hastalarında görülebilen yapısal akciğer hasarlarından biridir. Bazı hastalarda amfizem baskınken, bazı hastalarda kronik bronşit ve küçük hava yolu daralması daha ön plandadır. Birçok hastada ise bu bulgular farklı oranlarda birlikte bulunur.
Amfizem geliştiğinde akciğerler havayı içeri alabilir ancak havayı dışarı vermekte zorlanır. Bu durum akciğerde hava hapsine, göğüs kafesinde genişleme hissine, eforla nefes darlığına, egzersiz kapasitesinde azalmaya ve ileri evrede oksijen düşüklüğüne yol açabilir.
Amfizem genellikle sigara dumanı ile ilişkilidir. Ancak sigara dışında pasif duman, hava kirliliği, mesleki toz ve kimyasal maruziyet, biyokütle dumanı ve alfa-1 antitripsin eksikliği gibi genetik nedenler de amfizem gelişiminde rol oynayabilir.
Amfizem, akciğerlerde gaz alışverişinin gerçekleştiği alveollerin kalıcı olarak hasar görmesi ve genişlemesi anlamına gelir.
Normalde alveoller küçük, esnek ve çok sayıda hava keseciğinden oluşur. Bu yapı sayesinde oksijen kana geçer, karbondioksit ise nefesle dışarı atılır.
Amfizemde alveol duvarları hasar görür ve bazı küçük hava kesecikleri birleşerek daha büyük ama daha az işlevsel hava boşlukları oluşturur.
Bu durum şu sonuçlara yol açabilir:
Amfizem geri dönüşü sınırlı yapısal bir hasardır. Tedaviler hastalığı tamamen ortadan kaldırmaz; belirtileri azaltmayı, ilerlemeyi yavaşlatmayı, alevlenmeleri önlemeyi ve yaşam kalitesini artırmayı hedefler.
Alveoller, akciğerlerin en küçük hava kesecikleridir. Nefes aldığımızda hava bronşlardan geçerek daha küçük hava yollarına ve sonunda alveollere ulaşır.
Alveollerin çevresinde çok ince kan damarları bulunur. Oksijen alveolden kana geçer. Kanda biriken karbondioksit ise alveole geçerek nefesle dışarı atılır.
Sağlıklı alveoller:
Amfizemde bu yapı bozulduğunda yalnızca hava kesecikleri genişlemiş olmaz. Aynı zamanda akciğerin gaz alışveriş kapasitesi ve elastikiyeti de zarar görür.
Bu yüzden amfizem yalnızca “akciğerde hava fazlalığı” değildir. Asıl sorun, havanın yanlış yerde hapsolması ve akciğerin verimli çalışamamasıdır.
Amfizemde akciğer dokusunda birkaç temel değişiklik gelişir.
Alveol duvarları hasar görür. Küçük hava kesecikleri birleşerek daha büyük boşluklara dönüşebilir.
Akciğer elastikiyetini kaybeder. Normalde akciğer nefes verdikten sonra esnek yapısı sayesinde küçülür. Amfizemde bu elastik geri çekilme gücü azalır.
Küçük hava yolları nefes verirken daha kolay kapanır. Bu durum havanın akciğer içinde hapsolmasına neden olur.
Akciğer hacmi artabilir. Hava içeride kaldığı için göğüs kafesi genişlemiş hissedilebilir.
Gaz alışverişi bozulabilir. Oksijen kana daha zor geçebilir ve ileri evrede oksijen düşüklüğü gelişebilir.
Solunum kasları daha fazla çalışır. Diyafram düzleşebilir ve nefes almak için daha fazla enerji harcanır.
Bütün bu değişiklikler, hastanın özellikle efor sırasında nefes darlığı yaşamasına neden olur. İleri evrede kişi dinlenirken bile nefes darlığı hissedebilir.
Amfizem, KOAH ile yakından ilişkilidir ancak tek başına KOAH’ın tamamı değildir.
KOAH, kalıcı hava akımı kısıtlılığıyla seyreden kronik bir akciğer hastalığıdır. KOAH’ta sorun yalnızca alveollerde değildir. Küçük hava yolları, bronşlar ve akciğer dokusu birlikte etkilenebilir.
Amfizem ise KOAH içinde görülebilen alveol hasarı ve akciğer dokusu yıkımı bileşenidir.
Basitçe ifade etmek gerekirse:
Bir kişide KOAH olup amfizem az olabilir. Başka bir kişide amfizem belirgin olup kronik bronşit daha az olabilir. Bazı kişilerde ise hem amfizem hem kronik bronşit belirgindir.
KOAH ile amfizem arasındaki ilişki, hastalığın hava yolu ve akciğer dokusu bileşenleri üzerinden anlaşılabilir.
KOAH’ta hava akımı kısıtlılığı genellikle iki ana mekanizmanın birleşimiyle oluşur:
Birincisi, küçük hava yollarında daralma, iltihaplanma ve mukus artışıdır. Bu durum havanın bronşlardan geçişini zorlaştırır.
İkincisi, amfizeme bağlı akciğer dokusu hasarıdır. Alveol duvarları yıkıldığında akciğer elastikiyetini kaybeder ve nefes verirken hava yolları daha kolay kapanır.
Bu iki mekanizma birlikte çalışır ve havanın akciğerlerden çıkmasını zorlaştırır.
KOAH hastasında amfizem ne kadar belirginse:
Ancak her KOAH hastasında amfizem aynı düzeyde değildir. Bu nedenle tedavi, hastanın KOAH tipine ve baskın bulgularına göre planlanmalıdır.
Amfizem ve kronik bronşit KOAH içinde sık birlikte anılan iki farklı tablodur.
Amfizem, alveollerin ve akciğer dokusunun hasarıdır. Temel sorun akciğerin elastikiyetini kaybetmesi ve havanın içeride hapsolmasıdır.
Amfizemde daha çok:
ön planda olabilir.
Kronik bronşit, uzun süreli öksürük ve balgam üretimiyle karakterizedir. Bronşların iç yüzeyinde iltihaplanma ve mukus artışı vardır.
Kronik bronşitte daha çok:
ön planda olabilir.
Evet. Birçok KOAH hastasında hem amfizem hem kronik bronşit bulguları birlikte bulunur. Bu nedenle hastalar çoğu zaman net biçimde “sadece amfizem” veya “sadece kronik bronşit” olarak ayrılmaz.
Tedavi planında hastanın baskın şikâyeti, spirometri sonucu, tomografi bulgusu, alevlenme sıklığı ve oksijen durumu birlikte değerlendirilir.
Amfizem, akciğer dokusunun uzun süreli zararlı maruziyetler veya genetik yatkınlık nedeniyle hasar görmesiyle gelişebilir.
En önemli neden sigara dumanıdır. Sigara dumanı, akciğerlerde kronik iltihaplanmaya, oksidatif strese, alveol duvarlarının hasarına ve elastik doku kaybına yol açabilir.
Amfizem riskini artırabilecek nedenler şunlardır:
Sigara içen herkeste amfizem gelişmez. Ancak sigara, en güçlü ve en sık görülen risk faktörlerinden biridir. Aynı şekilde sigara içmemiş olmak da amfizem ihtimalini tamamen ortadan kaldırmaz.
Sigara dumanı, akciğer dokusunda uzun süreli iltihaplanmaya neden olur.
Bu iltihaplanma sırasında akciğer dokusunu parçalayan bazı enzimlerin etkisi artar. Normalde akciğer bu yıkıcı etkilere karşı koruyucu mekanizmalara sahiptir. Ancak sigara dumanı bu dengeyi bozar.
Zamanla:
Sigara bırakıldıktan sonra oluşmuş amfizem tamamen kaybolmaz. Ancak sigarayı bırakmak hastalığın ilerleme hızını azaltabilir, alevlenme riskini düşürebilir ve tedavinin daha etkili olmasına yardımcı olabilir.
Bu noktada “az içiyorum” genellikle akciğeri ikna eden bir savunma değildir. Akciğer pazarlığa pek açık bir organ sayılmaz.
Evet. Sigara içmeyen kişilerde de amfizem görülebilir.
Sigara dışı nedenler arasında:
bulunabilir.
Özellikle genç yaşta, sigara öyküsü olmadan veya ailede benzer akciğer hastalığı bulunan kişilerde alfa-1 antitripsin eksikliği gibi genetik nedenler değerlendirilmelidir.
Alfa-1 antitripsin, akciğer dokusunu bazı yıkıcı enzimlerin etkisinden koruyan bir proteindir.
Bu proteinin eksikliği veya işlev bozukluğu olduğunda akciğer dokusu daha kolay zarar görebilir. Sonuçta özellikle genç yaşta amfizem gelişebilir.
Alfa-1 antitripsin eksikliği şu durumlarda akla gelebilir:
Bu durum kan testi ve genetik değerlendirmelerle araştırılabilir. Tanı konursa hastanın yakınları açısından da değerlendirme gerekebilir.
Amfizem akciğerdeki dağılımına ve etkilediği yapıya göre farklı tiplerde tanımlanabilir.
Sentriasiner amfizem en sık sigara ile ilişkilidir. Genellikle üst akciğer bölgelerinde daha belirgin olabilir.
Bu tipte küçük hava yollarının çevresindeki alanlar daha fazla etkilenir. KOAH hastalarında sık görülen amfizem tiplerinden biridir.
Panasiner amfizemde alveoler yapı daha yaygın şekilde etkilenir. Alfa-1 antitripsin eksikliği ile ilişkili olabilir.
Genellikle alt akciğer bölgelerinde daha belirgin olabilir. Genç yaşta ve sigara öyküsü az olan kişilerde bu tip dağılım özel dikkat gerektirebilir.
Paraseptal amfizem akciğerin dış kenarlarına yakın bölgelerde görülebilir. Bazen bül adı verilen hava boşluklarıyla birlikte olabilir.
Bazı kişilerde pnömotoraks, yani akciğer sönmesi riskiyle ilişkili olabilir.
Büllöz amfizemde akciğer içinde büyük hava boşlukları, yani büller oluşur. Bu büller çevredeki daha sağlıklı akciğer dokusuna baskı yapabilir.
Büyük büller bazı hastalarda nefes darlığını artırabilir ve özel cerrahi değerlendirme gerektirebilir.
Amfizem belirtileri yavaş gelişebilir. Erken dönemde kişi yalnızca efor sırasında zorlandığını fark edebilir.
En sık belirtiler şunlardır:
İleri evrede şu belirtiler görülebilir:
Amfizemde balgam her zaman çok belirgin olmayabilir. Kronik bronşit bileşeni baskın olan hastalarda balgam daha fazla görülür.
Amfizemde nefes darlığının temel nedenlerinden biri hava hapsidir.
Hasta nefes verirken akciğerdeki havayı tamamen boşaltamaz. Bir sonraki nefeste akciğerler hâlâ kısmen doludur. Bu durumda yeni hava için yeterli alan kalmaz ve kişi nefes yetmiyormuş gibi hisseder.
Ayrıca:
Bu nedenle amfizem hastaları çoğu zaman “nefes alıyorum ama yetmiyor” şeklinde tarif eder. Aslında sorun çoğu zaman yalnızca nefes almak değil, nefesi yeterince boşaltamamaktır.
Olabilir. Ancak amfizemde öksürük ve balgam her hastada aynı düzeyde görülmez.
Amfizem baskın KOAH hastalarında nefes darlığı daha belirgin olabilirken, kronik bronşit baskın hastalarda öksürük ve balgam daha ön planda olabilir.
Öksürük ve balgam şu durumlarda artabilir:
Balgam miktarında artış, renginde koyulaşma, nefes darlığında belirgin kötüleşme veya ateş varsa alevlenme açısından değerlendirme gerekir.
Amfizem tanısı, hastanın şikâyetleri, risk faktörleri, muayene bulguları, solunum fonksiyon testleri ve görüntüleme yöntemleri birlikte değerlendirilerek konur.
Tanı sürecinde şu değerlendirmeler yapılabilir:
Amfizem çoğu zaman bilgisayarlı tomografiyle yapısal olarak daha iyi gösterilir. Ancak KOAH tanısı için spirometri gerekir. Çünkü KOAH klinik ve fonksiyonel bir hastalık tanımıdır.
Solunum fonksiyon testi, amfizemin yarattığı hava akımı kısıtlılığını ve akciğer fonksiyon kaybını değerlendirmeye yardımcı olur.
Spirometride özellikle:
değerlendirilir.
KOAH tanısı için bronkodilatör sonrası FEV1/FVC oranının 0,70’in altında olması kalıcı hava akımı kısıtlılığı açısından önemlidir.
Ancak spirometri amfizemin akciğerdeki dağılımını göstermez. Bunun için bilgisayarlı tomografi daha değerlidir.
Bazı kişilerde tomografide amfizem bulguları varken spirometri henüz KOAH tanı ölçütlerini karşılamayabilir. Bu durumda hastanın risk faktörleri, belirtileri ve takip planı dikkatle değerlendirilmelidir.
Bilgisayarlı tomografi, amfizemin akciğerdeki dağılımını ve şiddetini değerlendirmede önemli bir yöntemdir.
BT’de şu bulgular görülebilir:
Tomografi özellikle ileri tedavilerin değerlendirilmesinde önemlidir. Bronkoskopik valf tedavisi, akciğer hacim küçültücü cerrahi veya bül cerrahisi gibi seçeneklerde amfizemin dağılımı belirleyici olabilir.
Ancak tomografi her hastada rutin olarak tekrar tekrar çekilmez. Gereklilik, hastanın belirtilerine ve klinik soruya göre belirlenir.
Akciğer grafisi bazı ileri amfizem bulgularını gösterebilir. Ancak erken veya hafif amfizemi saptamada sınırlıdır.
Grafide şu bulgular görülebilir:
Akciğer grafisi amfizem tanısını kesinleştiren ana test değildir. Daha çok başka hastalıkları dışlamak, enfeksiyon, kitle, kalp büyümesi veya akciğer sönmesi gibi durumları değerlendirmek için kullanılır.
Difüzyon kapasitesi testi, oksijenin akciğerden kana geçiş kapasitesini değerlendirmeye yardımcı olan bir solunum testidir.
Amfizemde alveol yüzey alanı azaldığı için difüzyon kapasitesi düşebilir. Bu durum özellikle nefes darlığı spirometri değerlerinden daha fazla olan hastalarda anlamlı olabilir.
Difüzyon kapasitesi düşüklüğü:
Ancak bu test tek başına tanı koydurmaz. Diğer testlerle birlikte yorumlanmalıdır.
Amfizem ilerlediğinde oksijenin kana geçişi zorlaşabilir. Bu nedenle oksijen satürasyonu ve kan gazı değerlendirmesi önemlidir.
Parmak ucundan ölçülen oksijen satürasyonu hızlı bir fikir verebilir. Ancak bazı durumlarda arter kan gazı gerekir.
Kan gazı ile:
değerlendirilebilir.
İleri amfizemde oksijen düşüklüğü veya karbondioksit yüksekliği görülebilir. Bu bulgular tedavi planını etkiler. Uzun süreli oksijen tedavisi veya non-invaziv ventilasyon gibi destekler bazı hastalarda gündeme gelebilir.
Amfizem için tek başına herkesin kullandığı basit bir evreleme sistemi yoktur. Genellikle KOAH evrelemesi, solunum fonksiyon testleri, semptom düzeyi ve tomografi bulguları birlikte değerlendirilir.
KOAH’ta spirometrik değerlendirme GOLD 1, GOLD 2, GOLD 3 ve GOLD 4 olarak yapılabilir.
Amfizem açısından ise şu başlıklar önemlidir:
Bu nedenle “amfizem kaçıncı evre?” sorusunun cevabı tek bir tomografi cümlesiyle verilmemelidir. Klinik tablo ve solunum fonksiyonları birlikte değerlendirilmelidir.
Hafif amfizem, genellikle tomografide sınırlı akciğer dokusu hasarı olduğunu ifade eder.
Bu durumda kişi belirgin şikâyet yaşamayabilir veya yalnızca yoğun efor sırasında nefes darlığı hissedebilir.
Ancak hafif amfizem önemsiz anlamına gelmez. Özellikle sigara içmeye devam eden bir kişide hastalık ilerleyebilir.
Hafif amfizem saptandığında:
Erken dönemde yapılan doğru müdahaleler ilerlemeyi yavaşlatabilir.
İleri amfizem, akciğer dokusu hasarının daha yaygın veya daha ağır olduğu durumu ifade eder.
İleri amfizemde:
İleri amfizem yalnızca tomografide “yaygın amfizem” yazmasıyla değerlendirilmez. Hastanın solunum testleri, oksijen durumu, günlük yaşam kapasitesi ve tedaviye yanıtı da dikkate alınır.
Amfizemde oluşmuş alveol hasarı çoğu zaman tamamen geri döndürülemez. Ancak hastalığın ilerleme hızı yavaşlatılabilir.
En önemli adımlar şunlardır:
Amfizemde tedavi “hasarı silmek” değil, kalan akciğer kapasitesini en iyi şekilde korumak üzerine kuruludur. İnsan vücudu keşke geri al tuşuyla çalışsaydı ama ne yazık ki biyoloji Microsoft Word değil.
Amfizem tedavisi kişiye özel planlanır. Tedavide amaç belirtileri azaltmak, alevlenmeleri önlemek, egzersiz kapasitesini artırmak, oksijen düşüklüğünü yönetmek ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaktır.
Tedavi seçenekleri şunlar olabilir:
Her amfizem hastasına aynı tedavi uygulanmaz. Hafif amfizemi olan bir hastayla ileri amfizemi, oksijen düşüklüğü ve günlük yaşam kısıtlılığı olan bir hastanın tedavisi aynı değildir.
Sigara bırakmak amfizem tedavisinin en önemli basamaklarından biridir.
Sigara bırakıldığında:
Sigara bırakmak mevcut amfizemi tamamen geri döndürmez. Ancak sigaraya devam etmek, kalan akciğer kapasitesini daha hızlı kaybetmeye neden olabilir.
Bu yüzden “zaten hasar olmuş” düşüncesi yanlıştır. Hasar olmuş olabilir; kalan kısmı yakmaya devam etmek yine de parlak bir strateji değildir.
İnhaler ilaçlar amfizeme bağlı alveol hasarını ortadan kaldırmaz. Ancak hava yollarını genişleterek nefes darlığını azaltabilir ve günlük yaşamı kolaylaştırabilir.
Kullanılabilecek inhaler ilaçlar şunlar olabilir:
Tedavi seçimi hastanın belirtilerine, FEV1 değerine, alevlenme öyküsüne, kan eozinofil düzeyine, eşlik eden astım bulgularına ve önceki tedavi yanıtına göre yapılır.
İnhaler ilaçların doğru teknikle kullanılması çok önemlidir. Yanlış kullanılan inhaler, ilacı akciğere ulaştırmaz. O noktada tedavi değil, pahalı bir el hareketi yapılmış olur.
Evet. Pulmoner rehabilitasyon amfizem ve KOAH tedavisinin en önemli parçalarından biridir.
Pulmoner rehabilitasyon programlarında:
yer alabilir.
Amfizem hastaları nefes darlığı nedeniyle hareket etmekten kaçınabilir. Hareketsizlik kas kaybını artırır. Kaslar zayıfladıkça kişi daha çabuk yorulur ve nefes darlığı daha da belirgin hale gelir.
Pulmoner rehabilitasyon bu döngüyü kırmaya yardımcı olabilir. Nefes darlığını tamamen ortadan kaldırmasa bile hastanın daha güvenli hareket etmesine, kas gücünü korumasına ve günlük yaşamda daha bağımsız kalmasına katkı sağlayabilir.
Oksijen tedavisi her amfizem hastasına verilmez. Nefes darlığı olması tek başına oksijen kullanımı için yeterli değildir.
Uzun süreli oksijen tedavisi, istirahatte kalıcı oksijen düşüklüğü olan belirli hastalarda değerlendirilir.
Oksijen tedavisi şu durumlarda gündeme gelebilir:
Oksijen tedavisi doktor kararıyla planlanmalıdır. Oksijen cihazı rastgele kullanılmamalıdır. Çünkü oksijen, evde bulunan herhangi bir cihaz değil, tıbbi bir tedavidir.
Amfizem ve KOAH hastalarında solunum yolu enfeksiyonları alevlenmelere yol açabilir. Alevlenmeler akciğer fonksiyonlarını kötüleştirebilir, hastane yatışı riskini artırabilir ve toparlanmayı zorlaştırabilir.
Bu nedenle uygun hastalarda:
değerlendirilebilir.
Aşılar amfizemi tedavi etmez. Ancak enfeksiyonlara bağlı kötüleşmeleri azaltmaya yardımcı olabilir.
Alevlenme, hastanın solunum şikâyetlerinde normal günlük değişimlerin ötesinde belirgin kötüleşme olmasıdır.
Alevlenme sırasında:
Alevlenmeler amfizem ve KOAH seyrinde önemlidir. Sık alevlenme yaşayan hastalarda tedavi yeniden değerlendirilmelidir.
Alevlenme belirtilerini erken tanımak, tedaviye zamanında başlamak ve gereksiz ağırlaşmayı önlemek açısından önemlidir.
Bronkoskopik valf tedavisi, seçilmiş ileri amfizem hastalarında değerlendirilebilen bir hacim küçültme yöntemidir.
Bu yöntemde bronkoskopi ile hava yollarına tek yönlü valfler yerleştirilir. Amaç, aşırı şişmiş ve işlevi azalmış akciğer bölgesinin havasının azalmasını sağlamak ve daha sağlıklı akciğer bölgelerinin çalışmasını kolaylaştırmaktır.
Ancak bu tedavi her amfizem hastası için uygun değildir.
Uygunluk değerlendirmesinde:
dikkate alınır.
Valf tedavisi ileri merkezlerde ve seçilmiş hastalarda değerlendirilir. “Amfizem var, valf takılsın” kadar düz bir algoritma yoktur. Akciğer yine form doldurmayı seviyor.
Akciğer hacim küçültücü cerrahi, ileri amfizemde en fazla hasarlı ve aşırı şişmiş akciğer bölgelerinin cerrahi olarak çıkarılması veya küçültülmesi işlemidir.
Amaç, sağlıklı veya daha iyi çalışan akciğer bölgelerine yer açmak, diyaframın daha verimli çalışmasını sağlamak ve nefes darlığını azaltmaktır.
Bu yöntem özellikle belirli dağılım özelliklerine sahip ileri amfizem hastalarında değerlendirilebilir.
Uygunluk için:
değerlendirilir.
Bu cerrahi her ileri amfizem hastasına yapılmaz. Yanlış hasta seçimi faydadan çok risk getirebilir.
Büllöz amfizemde akciğer içinde büyük hava boşlukları oluşabilir. Bu boşluklar çevredeki daha sağlıklı akciğer dokusuna baskı yapabilir.
Bül cerrahisi, büyük ve baskı yapan büllerin çıkarılmasını hedefleyebilir.
Bu işlem özellikle:
değerlendirilebilir.
Her bül ameliyat gerektirmez. Küçük ve belirti oluşturmayan büller takip edilebilir.
Çok ileri amfizem veya ileri KOAH’ta, seçilmiş bazı hastalarda akciğer nakli değerlendirilebilir.
Ancak akciğer nakli için yalnızca amfizem tanısı yeterli değildir.
Değerlendirmede:
dikkate alınır.
Akciğer nakli, her ileri amfizem hastası için uygun değildir. Uygun hastalarda nakil merkezleri tarafından ayrıntılı değerlendirme yapılır.
Amfizem özellikle sigara öyküsüyle birlikte olduğunda akciğer kanseri riski açısından dikkat gerektirir. Bilgisayarlı tomografide amfizem saptanması, akciğer kanseri risk değerlendirmesinde önemli bir bulgu olabilir.
Bu nedenle amfizemi olan kişilerde:
birlikte değerlendirilmelidir.
Uygun risk grubundaki kişilerde düşük doz bilgisayarlı tomografi ile akciğer kanseri taraması gündeme gelebilir. Ancak tarama kararı kişisel risk değerlendirmesine göre verilmelidir.
Hayır. Tomografide amfizem bulgusu görülmesi her zaman spirometrik KOAH tanısı konduğu anlamına gelmez.
Bazı kişilerde BT’de amfizem alanları saptanabilir ancak solunum fonksiyon testinde FEV1/FVC oranı henüz KOAH tanı sınırının altına düşmemiş olabilir.
Bu durumda kişi tamamen normal kabul edilmemelidir. Çünkü yapısal akciğer değişikliği vardır. Ancak KOAH tanısı için klinik değerlendirme ve spirometri gerekir.
Böyle bir durumda:
Tomografi cümlesini tek başına kader ilan etmek de, tamamen yok saymak da doğru değildir. İnsanlık iki uç arasında gidip gelmeyi seviyor ama akciğer daha dengeli yaklaşım ister.
Evet. Amfizem, KOAH ve astım bazı belirtiler açısından karışabilir.
Her üç durumda da:
görülebilir.
Astım genellikle daha değişken seyreder. Belirtiler ataklar halinde olabilir, alerjiyle ilişkili olabilir ve bronkodilatör sonrası solunum testinde daha belirgin düzelme görülebilir.
KOAH ve amfizem ise daha kalıcı hava akımı kısıtlılığıyla seyreder. Sigara veya zararlı gaz-toz maruziyeti öyküsü daha sık bulunur.
Bazı hastalarda astım ve KOAH özellikleri birlikte olabilir. Bu nedenle tedavi planı yalnızca tek bir belirtiye göre değil, ayrıntılı değerlendirmeye göre yapılmalıdır.
Hayır. Amfizem ve akciğer fibrozu farklı hastalıklardır.
Amfizemde alveol duvarları yıkılır ve akciğer dokusunda hava boşlukları artar. Akciğer fazla havalanmış ve elastikiyetini kaybetmiş hale gelebilir.
Akciğer fibrozunda ise akciğer dokusunda sertleşme ve skar dokusu gelişir. Akciğer genişlemekte zorlanır ve restriktif tipte solunum fonksiyon bozukluğu oluşabilir.
Bazı hastalarda amfizem ve fibroz birlikte bulunabilir. Bu tablo daha karmaşık değerlendirme gerektirir.
Tomografi ve solunum fonksiyon testleri bu ayrımda önemlidir.
Evet. Bazı hastalarda amfizem ve bronşektazi birlikte bulunabilir.
Bronşektazi, bronşların kalıcı genişlemesi ve yapısal bozulmasıdır. Sık enfeksiyon, balgam, öksürük ve alevlenmelerle seyredebilir.
Amfizemle birlikte bronşektazi varsa:
Bu nedenle tomografide yalnızca amfizem değil, eşlik eden bronşektazi, nodül, fibroz veya başka bulgular da dikkatle değerlendirilmelidir.
Amfizemin ileri evre kabul edilmesi, hastalığın daha yakından takip edilmesi ve tedavi seçeneklerinin geniş şekilde değerlendirilmesi gerektiği anlamına gelir.
İleri evrede şu konular ele alınabilir:
İleri evre demek “artık yapılacak hiçbir şey yok” demek değildir. Bu cümle hem tıbbi olarak eksik hem de hastaya gereksiz yük bindiren kötü bir özet olur.
Amfizem, özellikle efor kapasitesini etkiler.
Hasta zamanla:
Nefes darlığı arttıkça kişi hareketten kaçınır. Hareket azaldıkça kaslar zayıflar. Kaslar zayıfladıkça nefes darlığı daha belirgin hale gelir. Bu kısır döngüyü kırmak için pulmoner rehabilitasyon ve düzenli güvenli hareket önemlidir.
Amfizem tanısı olan kişilerde günlük yaşam düzenlemeleri tedavinin önemli parçasıdır.
Dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:
Amfizem takibi yalnızca ilaç yazdırmak değildir. Tedavi, yaşam tarzı ve takip birlikte yürütülmelidir.
Amfizem veya KOAH hastalarında bazı belirtiler acil değerlendirme gerektirebilir.
Aşağıdaki durumlarda acil başvuru gerekir:
Özellikle büllöz amfizemi olan kişilerde ani göğüs ağrısı ve nefes darlığı pnömotoraks açısından da değerlendirilmelidir.
Amfizem tanısı ve takibi için temel branş göğüs hastalıklarıdır.
İlk değerlendirme aile hekimi veya iç hastalıkları tarafından yapılabilir. Ancak solunum fonksiyon testi, tomografi değerlendirmesi, inhaler tedavi, oksijen ihtiyacı, pulmoner rehabilitasyon ve ileri tedavi seçenekleri için göğüs hastalıkları uzmanı değerlendirmesi önemlidir.
İleri tedavilerde şu branşlar da devreye girebilir:
Hastanın tedavi planı tek bir test sonucuna göre değil, tüm klinik durumuna göre yapılmalıdır.
Amfizem, akciğerlerdeki alveollerin hasar görmesi ve akciğerin elastikiyetini kaybetmesiyle oluşan kronik bir akciğer hastalığıdır. Bu hasar nedeniyle nefes verirken havanın akciğerlerden çıkması zorlaşır, hava hapsi gelişir ve zamanla nefes darlığı belirginleşebilir.
Amfizem ve KOAH aynı şey değildir. KOAH, kalıcı hava akımı kısıtlılığıyla seyreden geniş bir hastalık tanımıdır. Amfizem ise KOAH içinde görülebilen akciğer dokusu hasarı bileşenidir. Kronik bronşit, küçük hava yolu hastalığı ve amfizem farklı oranlarda bir arada bulunabilir.
Amfizemin en sık nedeni sigara dumanıdır. Ancak sigara içmeyenlerde de pasif duman, hava kirliliği, biyokütle dumanı, mesleki maruziyetler ve alfa-1 antitripsin eksikliği gibi nedenlerle amfizem gelişebilir.
Tanıda solunum fonksiyon testi, bilgisayarlı tomografi, oksijen ölçümü, kan gazı, difüzyon kapasitesi ve risk faktörleri birlikte değerlendirilir. KOAH tanısı için spirometri önemlidir; amfizemin yapısal dağılımını değerlendirmede ise bilgisayarlı tomografi daha ayrıntılı bilgi verir.
Tedavide sigaranın bırakılması, inhaler ilaçlar, pulmoner rehabilitasyon, aşılar, alevlenme önleme, oksijen tedavisi ve ileri hastalarda bronkoskopik ya da cerrahi hacim küçültücü işlemler gündeme gelebilir. Çok ileri ve uygun seçilmiş hastalarda akciğer nakli değerlendirmesi yapılabilir.
Amfizem tamamen geri döndürülebilen bir hastalık değildir. Ancak doğru takip ve tedaviyle ilerleme yavaşlatılabilir, nefes darlığı azaltılabilir, alevlenmeler önlenebilir ve yaşam kalitesi korunabilir.
Amfizem, akciğerlerdeki alveol adı verilen hava keseciklerinin hasar görmesi ve akciğer elastikiyetinin azalmasıyla oluşan kronik bir akciğer hastalığıdır. Nefes verirken havanın dışarı atılması zorlaşır.
Amfizem KOAH ile yakından ilişkilidir ancak KOAH’ın tamamı değildir. KOAH geniş bir hastalık tanımıdır; amfizem ise KOAH içinde görülebilen akciğer dokusu hasarı bileşenidir.
Amfizemde alveol hasarı ve hava hapsi ön plandadır. Kronik bronşitte ise uzun süreli öksürük ve balgam üretimi daha belirgindir. Birçok KOAH hastasında ikisi birlikte bulunabilir.
En sık belirtiler eforla nefes darlığı, çabuk yorulma, hırıltı, göğüste sıkışma, öksürük ve egzersiz kapasitesinde azalmadır. İleri evrede dinlenirken nefes darlığı, oksijen düşüklüğü ve kilo kaybı görülebilir.
Tanıda solunum fonksiyon testi, bilgisayarlı tomografi, oksijen satürasyonu, kan gazı, difüzyon kapasitesi ve hastanın risk faktörleri birlikte değerlendirilir. KOAH tanısı için spirometri temel testtir.
Her zaman değil. Tomografide amfizem bulgusu olabilir ancak spirometri henüz KOAH tanı kriterlerini karşılamayabilir. Bu durumda göğüs hastalıkları değerlendirmesi ve takip gerekir.
Evet. Pasif duman, hava kirliliği, mesleki toz ve kimyasal maruziyet, biyokütle dumanı ve alfa-1 antitripsin eksikliği gibi nedenlerle sigara içmeyen kişilerde de amfizem gelişebilir.
Oluşmuş alveol hasarı çoğu zaman tamamen geri dönmez. Ancak sigaranın bırakılması, doğru tedavi, pulmoner rehabilitasyon ve alevlenme önleme ile hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir.
Seçilmiş ileri amfizem hastalarında bronkoskopik valf tedavisi, akciğer hacim küçültücü cerrahi veya bül cerrahisi değerlendirilebilir. Bu tedaviler her hasta için uygun değildir ve ayrıntılı değerlendirme gerektirir.
Amfizem tanısı ve takibi için göğüs hastalıkları uzmanına başvurulur. İleri tedavi seçeneklerinde göğüs cerrahisi, girişimsel pulmonoloji, rehabilitasyon, kardiyoloji veya nakil merkezi değerlendirmesi gerekebilir.