
KOAH balonu, her KOAH hastasına uygulanan standart bir tedavi değildir. Daha çok kronik bronşit baskın KOAH tablosu bulunan, balgam ve sekresyon yükü belirgin olan, uygun tedaviye rağmen şikâyetleri devam eden seçilmiş hastalarda değerlendirilebilen bronkoskopik bir girişimsel yöntemdir.
KOAH tek tip bir hastalık değildir. Bazı hastalarda amfizem, yani akciğer hava keseciklerinin hasarı daha ön plandadır. Bazı hastalarda ise kronik bronşit, öksürük, balgam, bronş iç yüzeyinde kalınlaşma ve mukus üretimi daha baskındır. KOAH balonu daha çok ikinci grupta, yani kronik bronşit ve bronş içi sekresyon yükü belirgin olan hastalarda gündeme gelir.
Bu işlemde bronkoskopi ile hava yollarına ulaşılır. Bronş çapına uygun özel balon sistemi bronş içinde kontrollü şekilde şişirilip indirilir. Amaç bronş iç yüzeyindeki kalınlaşmış mukus tabakası, sekresyon ve kronik bronşit ilişkili değişmiş yüzey dokularını mekanik olarak temizlemeye yardımcı olmaktır.
KOAH balonu, KOAH’ı tamamen ortadan kaldıran bir tedavi değildir. Amfizem hasarını geri döndürmez, akciğer elastikiyetini yeniden oluşturmaz, sigaranın verdiği yapısal hasarı silmez ve inhaler ilaçların yerine otomatik olarak geçmez.
Bu nedenle KOAH balonu için en önemli konu doğru hasta seçimidir. Hastanın KOAH tipi, solunum fonksiyon testi, bilgisayarlı tomografi bulguları, balgam durumu, alevlenme öyküsü, oksijen ihtiyacı, karbondioksit düzeyi, mevcut tedavileri ve genel sağlık durumu birlikte değerlendirilmelidir.
KOAH balonu genellikle kronik bronşit baskın KOAH hastalarında düşünülür.
Bu hastalarda temel sorun yalnızca nefes darlığı değildir. Balgam üretimi, bronş içi sekresyon, öksürük, göğüste doluluk hissi, hırıltı ve sık bronşit benzeri ataklar da ön planda olabilir.
KOAH balonu şu hasta gruplarında değerlendirilebilir:
Ancak bu özelliklerden birkaçının bulunması işlemin kesin yapılacağı anlamına gelmez. Bunlar yalnızca değerlendirme için anlamlı başlıklardır. Son karar ayrıntılı göğüs hastalıkları ve girişimsel bronkoskopi değerlendirmesiyle verilir.
KOAH balonu, bronş iç yüzeyini hedefleyen bir işlemdir. Bu nedenle her KOAH mekanizmasına aynı şekilde etki etmez.
KOAH hastalarında nefes darlığı birçok farklı nedenle oluşabilir:
KOAH balonu daha çok bronş içi mukus, kronik bronşit ve hava yolu iç yüzeyindeki değişiklikleri hedefler. Nefes darlığının ana nedeni amfizem, kalp yetmezliği, ileri oksijen düşüklüğü veya kas kaybı ise balon işleminin etkisi sınırlı olabilir.
Bu yüzden “KOAH var, balon yapılsın” şeklinde karar verilmez. Önce hastanın KOAH fenotipi, yani hastalığın hangi bileşeninin baskın olduğu anlaşılmalıdır.
Kronik bronşit baskın KOAH’ta bronşların iç yüzeyinde uzun süreli iltihaplanma, mukus üretiminde artış ve sekresyon birikimi görülür.
Bu hastalarda şikâyetler çoğu zaman yalnızca eforla nefes darlığından ibaret değildir. Öksürük ve balgam günlük yaşamın önemli parçası haline gelir.
Kronik bronşit baskın hastalarda şu yakınmalar daha belirgin olabilir:
KOAH balonu bu hasta grubunda bronş iç yüzeyindeki mukus ve sekresyon yükünü azaltmayı hedeflediği için daha anlamlı bir seçenek olarak tartışılabilir.
Ancak kronik bronşit baskın olmak tek başına yeterli değildir. Hastanın işlem için güvenli olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. İnsan vücudu yine “tek koşul yeterli” kolaylığını bize çok görmüş durumda.
Günlük balgam çıkarma, KOAH balonu değerlendirmesinde önemli bir belirtidir. Ancak balgamın nedeni mutlaka anlaşılmalıdır.
KOAH hastasında balgam şu nedenlerle artabilir:
KOAH balonu özellikle kronik bronşit kaynaklı bronş içi mukus ve sekresyon yükü düşünülen hastalarda anlamlı olabilir.
Ancak balgamın nedeni bronşektazi veya aktif enfeksiyonsa yaklaşım değişir. Bronşektazide hava yolları kalıcı genişlemiştir ve sık enfeksiyon-balgam döngüsü farklı tedavi gerektirir. Aktif enfeksiyonda ise öncelik enfeksiyonun tedavisidir.
Bu nedenle KOAH balonu düşünülmeden önce balgamın miktarı, rengi, kokusu, süresi, enfeksiyonla ilişkisi ve tomografi bulguları değerlendirilmelidir.
Sabahları yoğun balgam çıkarmak kronik bronşit açısından anlamlı bir belirtidir.
Gece boyunca bronşlarda biriken sekresyon sabah öksürükle dışarı atılmaya çalışılır. Bu durum özellikle sigara öyküsü olan, kronik bronşit baskın KOAH hastalarında sık görülebilir.
Sabah balgamı olan hastalarda KOAH balonu şu durumlarda değerlendirilebilir:
Ancak yalnızca “sabah balgamım var” şikâyeti işlem kararı için yeterli değildir. Çünkü reflü, sinüzit ve enfeksiyonlar da sabah balgamını artırabilir.
Sık alevlenme yaşayan kronik bronşit baskın KOAH hastalarında KOAH balonu değerlendirmesi gündeme gelebilir.
KOAH alevlenmesi, hastanın nefes darlığı, öksürük ve balgam gibi solunum şikâyetlerinde normal günlük değişimlerin ötesinde belirgin kötüleşme olmasıdır.
Alevlenme sırasında:
Kronik bronşit ve sekresyon yükü alevlenme riskini artırabilir. Bu nedenle bazı seçilmiş hastalarda bronş içi mukus yükünü azaltmaya yönelik işlemler tartışılabilir.
Ancak sık alevlenme varsa önce standart tedavi mutlaka gözden geçirilmelidir:
Bu sorular cevaplanmadan doğrudan girişimsel işlem düşünmek aceleci olur. Tıp bazen frene basmayı gerektirir; insanlık için küçük, hasta güvenliği için büyük bir adım.
Evet, bazı hastalarda uygun inhaler tedaviye rağmen şikâyetler devam ediyorsa KOAH balonu değerlendirmesi yapılabilir.
Ancak burada “inhaler tedaviye rağmen” ifadesi dikkatli kullanılmalıdır. Çünkü birçok hastada sorun ilacın etkisiz olması değil, ilacın yanlış teknikle kullanılmasıdır.
İşlem düşünülmeden önce şu başlıklar kontrol edilmelidir:
İnhaler tedavi yanlış kullanılıyorsa KOAH balonu değil, önce inhaleri gerçekten akciğere ulaştırmak gerekir. Pahalı cihazı havaya sıkıp “tedavi işe yaramadı” demek, modern çağın küçük trajedilerinden biridir.
Pulmoner rehabilitasyon KOAH tedavisinin temel parçalarından biridir. Egzersiz eğitimi, solunum teknikleri, enerji koruma yöntemleri, hastalık eğitimi ve psikososyal destek içerir.
KOAH balonu düşünülse bile pulmoner rehabilitasyonun yeri devam eder.
Pulmoner rehabilitasyona rağmen:
KOAH balonu uygun hasta seçimi içinde değerlendirilebilir.
Ancak pulmoner rehabilitasyonun amacı bronş içi mukusu mekanik olarak temizlemek değildir. Rehabilitasyon daha çok kas gücü, egzersiz kapasitesi, nefes darlığıyla baş etme ve günlük yaşam bağımsızlığı üzerine etkilidir. Bu nedenle iki yaklaşım birbirinin yerine geçmez.
Evet. KOAH balonu düşünülen hastalarda sigaranın bırakılmış olması çok önemlidir.
Sigara içmeye devam eden bir hastada bronş iç yüzeyi sürekli yeniden tahriş olur. Mukus üretimi artar, alevlenme riski yükselir ve KOAH ilerlemeye devam eder.
Sigara içmeye devam etmek:
Bu nedenle KOAH balonu, sigara içmeye devam etmek için bir telafi yöntemi gibi düşünülmemelidir. “İşlem olurum, sigarayı da azaltırım” yaklaşımı akciğer açısından pek ikna edici değildir. Akciğer pazarlık masasına oturan bir organ değil.
KOAH balonu genellikle hastanın stabil olduğu dönemde değerlendirilmelidir.
Stabil dönem, hastanın aktif alevlenme veya enfeksiyon içinde olmadığı, solunum şikâyetlerinin görece dengeli olduğu dönemdir.
Aktif alevlenme sırasında:
Bu nedenle aktif enfeksiyon, ateş, yeni gelişen balgam rengi değişikliği, belirgin oksijen düşüklüğü veya yakın zamanda ağır alevlenme varsa işlem ertelenebilir.
Önce hastanın stabil hale getirilmesi gerekir.
Amfizem baskın KOAH hastalarında KOAH balonu genellikle ana hedef tedavi değildir.
Amfizemde temel sorun bronş içi mukus değil, alveol duvarlarının hasarı ve akciğer elastikiyetinin kaybıdır.
Amfizem baskın hastalarda:
KOAH balonu bronş iç yüzeyine etki eder. Bu nedenle amfizeme bağlı alveol hasarını düzeltmez.
Ancak bazı hastalarda amfizem ve kronik bronşit birlikte bulunabilir. Böyle bir durumda hastanın şikâyetlerinin hangi bileşenden kaynaklandığı değerlendirilir. Eğer balgam ve kronik bronşit yükü belirginse işlem sınırlı bir hedefle tartışılabilir. Ancak amfizem baskın nefes darlığı için beklenti yüksek tutulmamalıdır.
Bronşektazi, bronşların kalıcı genişlemesi ve yapısal bozulmasıdır. Sık balgam, enfeksiyon ve alevlenmelerle seyredebilir.
Bronşektazisi olan hastalarda balgam fazla olabilir. Ancak bu durum KOAH balonu için otomatik uygunluk anlamına gelmez.
Bronşektazide temel sorun:
olabilir.
KOAH balonu kronik bronşit baskın KOAH için değerlendirilen bir yöntemdir. Bronşektazi baskın hastalarda tedavi farklı planlanır. Hava yolu temizliği, balgam kültürü, enfeksiyon kontrolü, antibiyotik stratejileri ve fizyoterapi daha önemli olabilir.
KOAH ile birlikte bronşektazi varsa işlem kararı daha dikkatli verilmelidir.
Astım ve KOAH bazı hastalarda karışabilir veya birlikte bulunabilir. Ancak astım baskın tabloda KOAH balonu standart bir tedavi değildir.
Astımda hava yolu daralması daha değişken ve genellikle geri dönüşlüdür. Alerji, eozinofilik inflamasyon ve bronş aşırı duyarlılığı daha belirgin olabilir.
Astım baskın hastalarda:
daha ön plandadır.
KOAH balonu düşünülmeden önce tanının gerçekten kronik bronşit baskın KOAH olup olmadığı netleştirilmelidir.
Aktif solunum yolu enfeksiyonu olan hastalarda KOAH balonu genellikle uygun değildir.
Aktif enfeksiyon sırasında:
Bu durumda öncelik enfeksiyonun tedavisidir. Gerekirse balgam kültürü, antibiyotik tedavisi, inhaler düzenleme, oksijen değerlendirmesi ve takip yapılır.
Hasta stabil hale geldikten sonra KOAH balonu uygunluğu yeniden değerlendirilebilir.
Yeni KOAH alevlenmesi geçirmiş hastalarda işlem kararı dikkatli verilmelidir.
Alevlenme sonrası hava yolları hassas kalabilir. Oksijen düzeyi tam düzelmemiş olabilir. Hasta fiziksel olarak zayıflamış olabilir. İlaç düzenlemesi henüz oturmamış olabilir.
Bu nedenle yakın zamanda ağır alevlenme geçiren hastada:
değerlendirilmelidir.
İşlem için acele edilmez. Önce hastanın toparlanması beklenebilir.
Oksijen kullanıyor olmak tek başına kesin engel anlamına gelmeyebilir. Ancak dikkatli değerlendirme gerektirir.
Uzun süreli oksijen tedavisi kullanan hastalarda solunum rezervi daha sınırlı olabilir. Bronkoskopi ve anestezi sırasında oksijen düşüklüğü riski artabilir.
Bu hastalarda şu sorular önemlidir:
Oksijen kullanan her hasta uygunsuz değildir. Ancak oksijen ihtiyacı olan hastalarda karar çok daha dikkatli verilmelidir.
Karbondioksit yüksekliği, ileri KOAH’ta görülebilen önemli bir solunum yetmezliği bulgusudur.
Kanda karbondioksit birikmesi, akciğerlerin yeterince havalanamadığını gösterebilir. Bu durum bronkoskopi ve anestezi riskini artırabilir.
Karbondioksit yüksekliği olan hastalarda:
görülebilir.
Bu hastalarda KOAH balonu kararı çok dikkatli alınmalıdır. Kan gazı değerlendirmesi, non-invaziv ventilasyon ihtiyacı, anestezi riski ve işlem sonrası takip planı belirlenmelidir.
Belirgin ve kontrolsüz karbondioksit yüksekliği varsa işlem yüksek riskli olabilir.
KOAH hastalarında kalp hastalıkları sık görülebilir. Kalp yetmezliği, ritim bozuklukları, koroner arter hastalığı ve pulmoner hipertansiyon işlem riskini etkileyebilir.
Kalp hastalığı olan hastalarda işlem öncesi şu başlıklar değerlendirilir:
Kalp hastalığı tek başına mutlak engel olmayabilir. Ancak kontrolsüz veya ağır kalp hastalığı işlem riskini artırabilir.
Kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalarda bronkoskopik işlemler öncesinde kanama riski değerlendirilmelidir.
KOAH balonu sırasında bronş iç yüzeyine mekanik etki uygulandığı için kanlı balgam veya kanama riski olabilir.
Kan sulandırıcı kullanan hastalarda:
değerlendirilmelidir.
Hasta kan sulandırıcı ilacını kendi kendine kesmemelidir. Bu, akıllıca görünmeye çalışan tehlikeli bir davranıştır; damar sistemi bu şakayı pek sevmez.
Yaş tek başına karar verdirici değildir. Ancak ileri yaşta ek hastalıklar, anestezi riski, solunum rezervi ve iyileşme kapasitesi daha dikkatli değerlendirilmelidir.
Yaşlı hastalarda şu başlıklar önemlidir:
Yaşlı bir hasta stabil, kronik bronşit baskın ve işlemden fayda görebilecek durumdaysa değerlendirme yapılabilir. Ancak kırılgan, sık hastaneye yatan ve solunum rezervi çok düşük hastalarda risk-fayda dengesi farklı olabilir.
Genç yaşta KOAH veya amfizem saptanan hastalarda önce altta yatan nedenler dikkatle araştırılmalıdır.
Özellikle:
değerlendirilmelidir.
Genç hastada kronik bronşit baskın KOAH ve belirgin balgam yükü varsa KOAH balonu teorik olarak değerlendirilebilir. Ancak önce tanının doğruluğu, hastalığın tipi ve standart tedavi seçenekleri netleştirilmelidir.
Hafif KOAH hastalarında KOAH balonu genellikle ilk düşünülecek tedavi değildir.
Hafif KOAH’ta çoğu zaman öncelikler şunlardır:
Eğer hafif KOAH tanısı olan bir hastada balgam çok belirginse, önce başka nedenler araştırılır. Sinüzit, reflü, astım, bronşektazi veya enfeksiyon gibi durumlar dışlanmalıdır.
KOAH balonu daha çok standart tedaviye rağmen şikâyetleri belirgin süren, kronik bronşit baskın ve işlem için uygun seçilmiş hastalarda gündeme gelir.
Orta evre KOAH hastalarında, eğer kronik bronşit baskın tablo ve belirgin balgam yükü varsa KOAH balonu değerlendirmesi yapılabilir.
Bu hastalarda özellikle şu noktalar önemlidir:
Orta evre KOAH, ileri riskler oluşmadan önce daha dikkatli değerlendirme yapma fırsatı sağlayabilir. Ancak yine de KOAH balonu standart ilk basamak tedavi değildir.
İleri evre KOAH hastalarında işlem kararı daha karmaşıktır.
Bir yandan bu hastalarda şikâyetler daha ağırdır ve yaşam kalitesi daha fazla etkilenmiştir. Diğer yandan solunum rezervi daha düşük olduğu için bronkoskopi ve anestezi riski artabilir.
İleri KOAH hastasında şu başlıklar özellikle değerlendirilir:
İleri evre KOAH hastasında KOAH balonu bazı seçilmiş durumlarda değerlendirilebilir. Ancak risk-fayda dengesi çok dikkatli kurulmalıdır.
KOAH balonu cerrahi kesi gerektirmez ve bronkoskopik bir işlemdir. Ancak bu, yüksek riskli her hastada güvenli bir alternatif olduğu anlamına gelmez.
Ameliyat riski yüksek olan hastalarda bronkoskopik işlem de riskli olabilir. Çünkü bronkoskopi sırasında hava yoluna müdahale edilir, anestezi veya sedasyon uygulanabilir ve oksijen-karbondioksit dengesi etkilenebilir.
Bu nedenle “ameliyat olamaz, o zaman balon olsun” şeklinde otomatik karar verilmez.
Hastanın:
birlikte değerlendirilmelidir.
KOAH balonu öncesinde yapılabilecek test ve değerlendirmeler hastaya göre değişir.
Genel olarak şu başlıklar değerlendirilebilir:
Testlerin amacı yalnızca işlem güvenliğini değerlendirmek değildir. Aynı zamanda hastanın gerçekten bu işlemden fayda görme ihtimalini anlamaktır.
KOAH balonu öncesinde bilgisayarlı tomografi hastalığın baskın tipini anlamaya yardımcı olur.
BT’de şu bulgular önemlidir:
Eğer tomografide yaygın ve baskın amfizem varsa, KOAH balonundan beklenen fayda sınırlı olabilir. Eğer bronşit bulguları, mukus yükü ve hava yolu içi sekresyon daha belirginse hasta değerlendirmeye daha uygun olabilir.
Ancak tomografi tek başına karar verdirmez. Klinik bulgular ve solunum testleriyle birlikte yorumlanmalıdır.
FEV1, yani bir saniyede çıkarılan hava hacmi KOAH değerlendirmesinde önemlidir. Ancak KOAH balonu için tek başına belirleyici değildir.
Düşük FEV1 hastalığın ağır olduğunu gösterebilir. Fakat hastanın şikâyetlerinin nedeni amfizem, sekresyon, hava hapsi, kas kaybı veya kalp hastalığı olabilir.
FEV1 değerlendirilirken şu bilgiler de dikkate alınmalıdır:
FEV1 çok düşükse işlem riski artabilir. Ancak yalnızca FEV1’e bakarak “uygundur” veya “uygun değildir” demek doğru olmaz.
KOAH değerlendirmesinde semptom yükünü ölçmek için CAT ve mMRC gibi ölçekler kullanılabilir.
CAT, KOAH’ın günlük yaşama etkisini değerlendiren bir testtir. Öksürük, balgam, göğüs sıkışması, nefes darlığı, aktivite, uyku ve enerji düzeyi gibi başlıkları içerir.
mMRC ise nefes darlığının günlük aktiviteleri ne kadar sınırladığını değerlendirir.
KOAH balonu değerlendirmesinde bu skorlar:
yardımcı olabilir.
Ancak skorlar tek başına işlem kararı verdirmez. Skor yüksekse bunun nedeni de araştırılmalıdır.
İnhaler tekniği hatalıysa hasta ilacı yeterince akciğerlerine ulaştıramaz. Bu durumda tedavi başarısız gibi görünür.
İnhaler hataları şunlar olabilir:
KOAH balonu düşünülmeden önce mevcut tedavinin gerçekten doğru uygulanıp uygulanmadığı kontrol edilmelidir.
Bazen “tedaviye dirençli KOAH” sanılan durum, aslında “cihazı yanlış kullanan hasta” meselesidir. Teknoloji burada da insanla karşılaşınca doğal olarak zorlanıyor.
Sigara bırakma KOAH tedavisinin temelidir. KOAH balonu düşünülen hastada da sigaranın bırakılması çok önemlidir.
Sigara devam ederse:
Bu nedenle sigara bırakma desteği, KOAH balonu değerlendirmesinin merkezinde yer almalıdır. İşlem, sigaranın verdiği zararı sıfırlayan bir yöntem değildir.
Hayır. KOAH balonu standart KOAH tedavilerinin yerine geçmez.
KOAH tedavisinin temel başlıkları şunlardır:
KOAH balonu uygun hastalarda bu genel planın bir parçası olarak düşünülebilir.
İşlem sonrası hastanın ilaçlarını kendi kendine bırakması doğru değildir. Tedavi düzenlemesi doktor kontrolünde yapılmalıdır.
Beklenen fayda, hastanın hastalık tipine ve işlem öncesi doğru seçilmesine bağlıdır.
Daha fazla fayda görme ihtimali olan hasta profili şu şekilde özetlenebilir:
Buna karşılık, nefes darlığının ana nedeni amfizem, ileri solunum yetmezliği, kalp hastalığı veya kas kaybı olan hastalarda beklenen fayda daha sınırlı olabilir.
Bazı hasta gruplarında KOAH balonundan beklenen fayda sınırlı olabilir.
Bunlar şunlardır:
Bu hastalarda farklı tedavi başlıkları daha öncelikli olabilir.
KOAH balonu bazı durumlarda tamamen reddedilmeyebilir ancak ertelenebilir.
İşlem şu durumlarda ertelenebilir:
Bu durumlarda önce hastanın güvenli hale getirilmesi gerekir. Sonrasında işlem yeniden değerlendirilebilir.
Hasta işlem öncesinde gerçekçi şekilde bilgilendirilmelidir.
Bilmesi gerekenler şunlardır:
Tedavi “nefesi açan mucize balon” gibi anlatılmamalıdır. Bu hem tıbbi olarak sorunlu hem de hasta beklentisini gereksiz şişiren bir pazarlama dili olur. Balon yeterince şişiyor zaten, beklentiyi ayrıca şişirmeye gerek yok.
Her hastada takip önemlidir. Ancak bazı hastalarda işlem sonrası daha yakın takip gerekir.
Yakın takip gereken hastalar şunlardır:
İşlem sonrası takipte nefes darlığı, balgam, oksijen satürasyonu, ateş, göğüs ağrısı ve genel performans izlenir.
İşlem sonrası bazı hafif şikâyetler olabilir. Ancak belirgin kötüleşme normal kabul edilmemelidir.
Aşağıdaki belirtilerde tıbbi değerlendirme gerekir:
KOAH hastalarında küçük görünen kötüleşmeler hızlı ilerleyebilir. Bu nedenle işlem sonrası uyarı bulguları hastaya açıkça anlatılmalıdır.
KOAH tanısı ve tedavisi göğüs hastalıkları uzmanlığı alanına girer.
KOAH balonu gibi bronkoskopik işlemler ise bu alanda deneyimli göğüs hastalıkları uzmanları, girişimsel pulmonoloji ekipleri veya bronkoskopi deneyimi olan merkezler tarafından değerlendirilir.
İşlem öncesinde şu branşların görüşü gerekebilir:
Hangi hastanın uygun olduğu tek bir muayene cümlesiyle değil, çok yönlü değerlendirmeyle belirlenir.
KOAH balonu, her KOAH hastasında uygulanan standart bir tedavi değildir. Daha çok kronik bronşit baskın KOAH tablosu bulunan, balgam ve bronş içi sekresyon yükü belirgin olan, standart tedavilere rağmen şikâyetleri süren seçilmiş hastalarda değerlendirilebilen bronkoskopik bir yöntemdir.
Bu işlem özellikle günlük balgam çıkarma, sabah balgamı, balgamı atmakta zorlanma, göğüste doluluk hissi, hırıltı ve sık alevlenme gibi kronik bronşit ilişkili yakınmaları olan hastalarda gündeme gelebilir.
Ancak KOAH balonu amfizem hasarını düzeltmez, KOAH’ı tamamen ortadan kaldırmaz ve standart KOAH tedavilerinin yerine geçmez. Amfizem baskın KOAH, ileri solunum yetmezliği, kontrolsüz oksijen düşüklüğü, belirgin karbondioksit yüksekliği, aktif enfeksiyon, yakın zamanda alevlenme, ağır kalp hastalığı veya yüksek anestezi riski bulunan hastalarda çok dikkatli değerlendirme gerekir.
Hasta seçimi için solunum fonksiyon testi, bilgisayarlı tomografi, oksijen satürasyonu, kan gazı, balgam durumu, alevlenme öyküsü, inhaler tedavi uyumu, sigara bırakma durumu ve genel sağlık durumu birlikte ele alınmalıdır.
En doğru yaklaşım, KOAH balonunu mucize veya kesin tedavi gibi değil; uygun seçilmiş kronik bronşit baskın KOAH hastalarında, standart tedavilerin yanında değerlendirilebilecek girişimsel bir seçenek olarak anlatmaktır.
Hayır. KOAH balonu her KOAH hastasına uygulanmaz. Daha çok kronik bronşit baskın, balgam ve sekresyon yükü belirgin, standart tedavilere rağmen şikâyetleri süren seçilmiş hastalarda değerlendirilir.
Günlük balgam çıkaran, sabah balgamı belirgin olan, balgamı atmakta zorlanan, kronik bronşit bulguları ön planda olan ve uygun tedaviye rağmen şikâyetleri devam eden KOAH hastalarında gündeme gelebilir.
Amfizem baskın KOAH’ta temel sorun alveol hasarı ve hava hapsidir. KOAH balonu bronş iç yüzeyini hedeflediği için amfizem hasarını düzeltmez. Amfizem baskın hastalarda beklenti sınırlı olmalıdır.
Hayır. Balgam bronşektazi, enfeksiyon, reflü, sinüzit, astım veya sigara kullanımı gibi farklı nedenlerle artabilir. Önce balgamın nedeni değerlendirilmelidir.
Genellikle hayır. Aktif enfeksiyon, ateş, balgam renginde yeni değişiklik veya yeni KOAH alevlenmesi varsa önce bu durumlar tedavi edilir. İşlem stabil dönemde yeniden değerlendirilebilir.
Oksijen kullanımı tek başına kesin engel olmayabilir. Ancak oksijen ihtiyacı olan hastalarda solunum rezervi düşük olabileceği için kan gazı, oksijen düzeyi ve anestezi riski dikkatle değerlendirilmelidir.
Bazı seçilmiş ileri evre hastalarda değerlendirilebilir. Ancak ileri evrede solunum rezervi daha düşük olduğu için risk-fayda dengesi çok dikkatli kurulmalıdır.
Solunum fonksiyon testi, bilgisayarlı tomografi, oksijen satürasyonu, arter kan gazı, kan testleri, EKG, gerekirse ekokardiyografi, balgam değerlendirmesi ve anestezi değerlendirmesi yapılabilir.
Hayır. KOAH balonu standart tedavilerin yerine geçmez. İnhaler ilaçlar, aşılar, pulmoner rehabilitasyon ve sigara bırakma tedavinin temel parçalarıdır. İlaç değişikliği yalnızca doktor kontrolünde yapılmalıdır.
KOAH balonu değerlendirmesi göğüs hastalıkları uzmanı ve girişimsel bronkoskopi deneyimi olan merkezler tarafından yapılır. Gerektiğinde anestezi, kardiyoloji, radyoloji veya göğüs cerrahisi değerlendirmesi de gerekebilir.