

Aşırı terleme ameliyatı, tıbbi adıyla hiperhidroz cerrahisi, günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyen ve cerrahi dışı tedavilerden yeterli fayda görmeyen bazı hastalarda değerlendirilen tedavi yöntemidir.
Aşırı terleme için en çok bilinen ameliyat yöntemi endoskopik torasik sempatektomi veya endoskopik torasik sempatikotomi olarak adlandırılan ETS ameliyatıdır. Bu ameliyatta göğüs boşluğu içinden sempatik sinir zincirine ulaşılır ve terlemeyi yöneten sinirsel iletim belirli seviyelerde kesilir, yakılır, çıkarılır veya klipslenir.
Aşırı terleme ameliyatı en sık el terlemesi için gündeme gelir. Bazı hastalarda koltuk altı, yüz, baş terlemesi veya yüz kızarması için de değerlendirilebilir. Ancak her bölgede başarı oranı, hasta memnuniyeti ve yan etki riski aynı değildir.
Ameliyat ter bezlerini doğrudan almaz. ETS ameliyatında hedef, ter bezlerine giden sempatik sinir uyarısını azaltmaktır. Bu nedenle tedavi edilen bölgede terleme çok hızlı şekilde azalabilir veya durabilir.
Ancak aşırı terleme ameliyatı basit bir işlem gibi düşünülmemelidir. En önemli sorunlardan biri kompansatuvar terlemedir. Kompansatuvar terleme, ameliyat sonrası el veya yüz gibi hedef bölgede terleme azalırken sırt, göğüs, karın, bel, kasık veya bacak gibi başka bölgelerde terlemenin artmasıdır.
Bu nedenle aşırı terleme ameliyatı genellikle son basamak tedavi olarak değerlendirilir. Hasta ameliyattan önce diğer tedavi seçenekleri, beklenen fayda, kalıcı değişiklikler, kompansatuvar terleme riski ve geri dönüş ihtimalinin sınırlı olabileceği konusunda ayrıntılı bilgilendirilmelidir.
Aşırı terleme, vücudun ısı düzenleme ihtiyacından daha fazla ter üretmesidir. Tıbbi adı hiperhidrozdur.
Normal terleme; sıcak hava, egzersiz, ateş, stres ve heyecan sırasında vücut sıcaklığını düzenlemek için ortaya çıkar. Hiperhidrozda ise terleme vücudun soğumaya ihtiyaç duymadığı durumlarda da yoğun olabilir.
Aşırı terleme:
bölgelerinde görülebilir.
Primer hiperhidroz genellikle başka bir hastalığa bağlı olmadan ortaya çıkar. Çoğunlukla çocukluk, ergenlik veya genç erişkinlik döneminde başlar. El, ayak, koltuk altı veya yüz gibi belirli bölgeleri etkileyebilir. Genellikle iki taraflı ve simetriktir. Uyku sırasında azalır veya durur.
Sekonder hiperhidroz ise başka bir hastalık, ilaç, hormonal değişiklik veya metabolik sorun nedeniyle gelişir. Ani başlayan, gece devam eden, tüm vücudu etkileyen veya ateş, kilo kaybı, çarpıntı gibi belirtilerle birlikte görülen terlemelerde sekonder nedenler araştırılmalıdır.
Aşırı terleme ameliyatı her hiperhidroz hastası için uygun değildir. Genellikle yaşam kalitesi ciddi şekilde etkilenen ve cerrahi dışı tedavilerden yeterli sonuç alamayan seçilmiş hastalarda değerlendirilir.
Ameliyat şu durumlarda gündeme gelebilir:
Ameliyat kararı yalnızca “çok terliyorum” şikâyetiyle verilmez. Terlemenin tipi, şiddeti, bölgesi, önceki tedaviler, hastanın beklentisi, mesleği ve ameliyat sonrası oluşabilecek yan etkileri kabul edip etmediği birlikte değerlendirilir.
Aşırı terleme ameliyatı en iyi sonuçları genellikle el terlemesinde verir. El terlemesi için yapılan ETS ameliyatından sonra avuç içlerinde terleme çoğu hastada hızlı şekilde azalabilir veya durabilir.
Ameliyat bazı hastalarda şu bölgeler için de değerlendirilebilir:
Ancak bölgeler arasında başarı ve risk dengesi farklıdır.
El terlemesinde başarı oranı yüksek olabilir. Koltuk altı terlemesinde başarı değişken olabilir ve lokal tedaviler bazı hastalarda daha uygun olabilir. Yüz ve baş terlemesinde ise kompansatuvar terleme riski ve hasta memnuniyeti daha dikkatli değerlendirilmelidir.
Ayak terlemesi için ETS doğrudan ve güvenilir bir tedavi olarak görülmemelidir. Bazı hastalarda el terlemesi ameliyatından sonra ayak terlemesi azalabilir, bazı hastalarda değişmeyebilir, bazı hastalarda ise devam edebilir. Ayak terlemesi için lomber sempatektomi gibi farklı cerrahilerden söz edilse de bunlar ayrı riskler taşıyan daha özel işlemlerdir.
Evet. ETS ameliyatının en klasik ve en sık değerlendirildiği alan primer el terlemesidir.
El terlemesi, palmar hiperhidroz olarak adlandırılır. Şiddetli olduğunda kişinin günlük yaşamını belirgin şekilde etkileyebilir.
El terlemesi olan kişiler:
ETS ameliyatı, el terlemesinde sempatik sinir uyarısını hedefleyerek avuç içi terlemesini hızlı şekilde azaltabilir. Ancak bu güçlü etki, kompansatuvar terleme riskiyle birlikte değerlendirilmelidir.
Koltuk altı terlemesinde ameliyat veya cerrahiye yakın yöntemler bazı hastalarda gündeme gelebilir. Ancak koltuk altı hiperhidrozunda ilk seçenek çoğunlukla cerrahi değildir.
Koltuk altı terlemesinde değerlendirilebilen tedaviler arasında:
bulunabilir.
Koltuk altı terlemesinde ETS yapılabilir ancak kompansatuvar terleme riski nedeniyle dikkatli hasta seçimi gerekir. Ayrıca yalnızca koltuk altına sınırlı terlemede lokal yöntemler daha hedefli olabilir.
Koltuk altındaki ter bezlerinin lokal olarak çıkarılması, kazınması veya enerji temelli yöntemlerle azaltılması ETS’den farklıdır. Bu işlemler doğrudan koltuk altı bölgesini hedefler. ETS ise göğüs boşluğu içindeki sempatik sinir zincirine yönelik bir ameliyattır.
Yüz ve baş terlemesi, kraniyofasiyal hiperhidroz olarak adlandırılabilir. Bazı hastalarda yüz terlemesine yüz kızarması da eşlik edebilir.
ETS ameliyatı yüz ve baş terlemesi için bazı seçilmiş hastalarda değerlendirilebilir. Ancak bu bölgede ameliyat kararı el terlemesine göre daha dikkatli verilmelidir.
Çünkü yüz ve baş terlemesi için yapılan sempatik cerrahilerde:
Yüz terlemesi olan bir kişide ameliyat düşünülmeden önce terlemenin nedeni ayrıntılı değerlendirilmelidir. Menopoz, tiroid hastalığı, kan şekeri düşüklüğü, ilaç yan etkileri, rozasea, sosyal kaygı ve nörolojik durumlar ayırt edilmelidir.
Ayak terlemesi plantar hiperhidroz olarak adlandırılır. Ayak terlemesi için ETS ameliyatı doğrudan hedef tedavi değildir.
ETS, göğüs boşluğundaki sempatik sinir zincirini hedeflediği için en belirgin etkisini üst ekstremite ve bazı üst vücut bölgelerinde gösterir. Ayak terlemesi daha aşağı seviyedeki sempatik sinir yollarıyla ilişkilidir.
Bazı hastalarda el terlemesi için yapılan ETS sonrasında ayak terlemesinde kısmi azalma olabilir. Ancak bu sonuç garanti değildir.
Ayak terlemesinde öncelikle:
değerlendirilir.
Lomber sempatektomi gibi ayak terlemesine yönelik farklı cerrahi girişimler özel durumlarda konuşulabilir. Ancak bu ameliyatlar farklı riskler taşır ve rutin ilk seçenek olarak düşünülmez.
En sık bilinen aşırı terleme ameliyatı endoskopik torasik sempatektomi veya sempatikotomidir.
Ameliyat genel anestezi altında yapılır. Hasta uyutulur ve solunum ameliyat boyunca anestezi ekibi tarafından kontrol edilir.
Genel işlem basamakları şu şekilde özetlenebilir:
Uygulanan teknik cerrahın tercihine, hastanın terleme bölgesine ve merkezin yaklaşımına göre değişebilir.
ETS, endoskopik torasik sempatektomi ifadesinin kısaltmasıdır. Türkçede endoskopik torasik sempatektomi olarak kullanılır.
Endoskopik, işlemin kamera yardımıyla küçük kesilerden yapıldığını ifade eder. Torasik, göğüs boşluğunu belirtir. Sempatektomi ise sempatik sinir zincirine müdahale edilmesi anlamına gelir.
ETS ameliyatında amaç, terlemeyi yöneten sempatik sinir uyarısının hedef bölgeye ulaşmasını engellemektir.
Bu işlem farklı şekillerde yapılabilir:
Her teknik aynı değildir. Klipsleme bazı hastalarda geri döndürülebilir gibi sunulsa da pratikte sonuçların tamamen geri döneceği garanti edilemez. Sinirde hasar, yapışıklık, zamanla kalıcı değişiklikler veya kalıcı kompansatuvar terleme gelişebilir.
Bu nedenle “klips takılır, beğenmezsen çıkarılır” şeklindeki basit anlatımlar eksik ve yanıltıcı olabilir.
Sempatektomi, sempatik sinir zincirinin belirli bir bölümünün çıkarılması veya kalıcı olarak ortadan kaldırılması anlamına gelebilir.
Sempatikotomi ise sinir zincirinin kesilmesi veya iletiminin durdurulması anlamında kullanılır.
Günlük kullanımda bu terimler bazen birbirinin yerine kullanılabilir. Ancak teknik olarak aralarında fark olabilir.
Ameliyat raporunda ve cerrahi planlamada önemli olan şunlardır:
Bu ayrıntılar ameliyat sonrası etkinlik ve yan etki riskini etkileyebilir.
ETS ameliyatında sempatik sinir zincirinin hangi seviyeden durdurulacağı, terlemenin bölgesine göre planlanır.
Güncel cerrahi anlatımlarda sinir seviyesi yerine kaburga seviyesiyle ifade etmek daha anlaşılır ve standart kabul edilir. Örneğin R2, R3, R4 gibi ifadeler kaburga seviyelerini anlatır.
Genel olarak:
Bu seviyeler herkes için otomatik olarak uygulanmaz. Cerrahi plan hastanın şikâyetine, cerrahın yaklaşımına ve risk-fayda değerlendirmesine göre belirlenir.
Daha üst seviyede müdahale daha kuru sonuç sağlayabilir ancak yan etki riskini artırabilir. Daha alt seviyelerde müdahale bazı hastalarda ellerin tamamen kuru değil, daha nemli kalmasına neden olabilir; buna karşılık kompansatuvar terleme riski daha düşük olabilir.
ETS ameliyatı genellikle kalıcı etki hedefleyen bir tedavidir. Sempatik sinir iletimi durdurulduğunda hedef bölgede terleme uzun süreli olarak azalabilir veya durabilir.
Ancak “kalıcı” kelimesi iki açıdan önemlidir.
Birincisi, hedef bölgedeki terleme uzun süreli azalabilir. Özellikle el terlemesinde ameliyat sonrası hızlı ve belirgin kuruluk görülebilir.
İkincisi, yan etkiler de kalıcı olabilir. Kompansatuvar terleme, aşırı kuruluk, refleks terleme değişiklikleri veya nadir sinir sistemi etkileri uzun süre devam edebilir.
Bu nedenle ameliyatın kalıcılığı yalnızca avantaj olarak anlatılmamalıdır. Kalıcı sonuç arayışı, kalıcı yan etki ihtimalini de içerir.
El terlemesi için yapılan ETS ameliyatından sonra avuç içi terlemesi çoğu hastada ameliyat sonrasında hemen azalabilir. Hasta uyandığında ellerinin kuru olduğunu fark edebilir.
Koltuk altı, yüz veya baş terlemesinde yanıt daha değişken olabilir. Bazı hastalarda belirgin azalma olurken bazı hastalarda kısmi rahatlama sağlanabilir.
Ameliyat sonrası ilk günlerde vücut yeni duruma uyum sağlarken farklı terleme hisleri oluşabilir. Kompansatuvar terleme ise bazen erken dönemde, bazen haftalar veya aylar içinde daha belirgin hale gelebilir.
Ameliyat için uygun hasta seçimi çok önemlidir.
Genellikle daha uygun adaylar şunlardır:
El terlemesi nedeniyle eğitim, meslek, sosyal ilişkiler ve günlük işlevler ciddi etkileniyorsa ameliyat daha anlamlı bir seçenek haline gelebilir.
Ancak yalnızca hafif nemlenme, dönemsel stres terlemesi veya kozmetik rahatsızlık nedeniyle ameliyat düşünmek çoğu zaman uygun değildir.
Aşırı terleme ameliyatı bazı hastalarda uygun olmayabilir.
Ameliyat şu durumlarda dikkatle değerlendirilmelidir veya önerilmeyebilir:
Özellikle sekonder terlemede sinir ameliyatı temel sorunu çözmez. Tiroid hastalığı, enfeksiyon, ilaç yan etkisi veya hormonal nedenler önce değerlendirilmelidir.
Ameliyat öncesinde hem hiperhidrozun tipi hem de hastanın ameliyata uygunluğu değerlendirilir.
Değerlendirmede şu konular ele alınabilir:
Bu değerlendirme yalnızca ameliyatın teknik olarak yapılabilir olup olmadığını değil, ameliyatın gerçekten doğru seçenek olup olmadığını anlamak için yapılır.
Ameliyat öncesinde genel cerrahi hazırlık kapsamında bazı testler istenebilir.
Bunlar hastanın yaşına, sağlık durumuna ve anestezi değerlendirmesine göre değişebilir.
İstenebilecek değerlendirmeler şunlardır:
Eğer terlemenin sekonder olabileceği düşünülüyorsa ayrıca tiroid fonksiyonları, enfeksiyon testleri veya başka tetkikler istenebilir.
Ameliyat öncesi testlerin amacı hem güvenli cerrahi planlamak hem de terlemenin ameliyat dışı bir nedenle oluşup oluşmadığını değerlendirmektir.
Ameliyat genellikle ilk basamak tedavi değildir. Çoğu hastada cerrahi dışı seçenekler önce değerlendirilir.
Denenebilecek tedaviler şunlardır:
Ancak her hastada tüm tedavilerin aynı sırayla denenmesi gerekmez. Örneğin şiddetli el terlemesi olan, yıllardır farklı yöntemleri denemiş ve yaşam kalitesi ciddi etkilenmiş bir hastada cerrahi daha erken gündeme gelebilir.
Yine de ameliyat kararı verilmeden önce cerrahi dışı seçeneklerin bilinmesi ve hastanın karşılaştırmalı şekilde bilgilendirilmesi gerekir.
Ameliyat süresi hastanın anatomisine, tek taraflı veya çift taraflı yapılmasına, cerrahi tekniğe ve göğüs içinde yapışıklık olup olmamasına göre değişir.
ETS ameliyatı çoğu zaman kısa süren kapalı bir girişim olarak yapılabilir. Ancak süre kişiden kişiye değişebilir.
Ameliyatı uzatabilecek durumlar şunlardır:
Süre bilgisi hastaya cerrah ve anestezi ekibi tarafından kişisel değerlendirme sonrasında verilmelidir.
ETS ameliyatı genellikle kapalı yöntemle, yani endoskopik teknikle yapılır.
Göğüs yan duvarından küçük kesiler açılır. Kamera ve cerrahi aletler bu kesilerden yerleştirilir. Açık büyük kesi çoğu hastada gerekmez.
Kapalı yöntemin avantajları şunlar olabilir:
Ancak kapalı yöntem de ameliyattır. Genel anestezi, göğüs boşluğuna giriş, akciğerin geçici söndürülmesi, kanama ve pnömotoraks gibi riskler tamamen ortadan kalkmaz.
ETS ameliyatında göğüs boşluğunda çalışabilmek için akciğerin ilgili tarafı geçici olarak söndürülebilir veya çalışma alanı oluşturacak şekilde küçültülebilir.
Bu işlem anestezi ekibinin kontrolünde yapılır. Ameliyat sonunda akciğer yeniden şişirilir ve göğüs boşluğunda hava kaçağı veya akciğer çevresinde hava birikimi olup olmadığı kontrol edilir.
Bazı hastalarda ameliyat sonrası kısa süreli dren gerekebilir. Bazı hastalarda dren konulmayabilir.
Akciğerle ilgili riskler nadir olsa da önemlidir. Pnömotoraks, hava kaçağı, akciğerin tam açılamaması veya göğüs ağrısı gibi durumlar takip gerektirebilir.
Primer el terlemesi genellikle iki taraflı olduğu için ETS ameliyatı çoğu hastada iki taraflı planlanır. Ancak bazı durumlarda tek taraflı yaklaşım veya aşamalı cerrahi tartışılabilir.
Çift taraflı ameliyatın avantajı iki elde aynı anda sonuç alınabilmesidir. Ancak iki taraflı müdahale kompansatuvar terleme ve vücut dengesi açısından daha fazla etki oluşturabilir.
Tek taraflı veya aşamalı yaklaşım bazı hastalarda yan etki riskini değerlendirmek amacıyla düşünülebilir. Ancak bu yaklaşım herkes için standart değildir.
Karar, hastanın terleme şekline, cerrahın deneyimine, beklenen faydaya ve risk değerlendirmesine göre verilir.
Bazı ETS ameliyatlarında sempatik zincir kesilmek yerine klipsle sıkıştırılabilir. Bu yöntemin amacı sinir iletimini durdurmaktır.
Klipsleme bazen geri dönüş ihtimali olan bir yöntem gibi anlatılır. Ancak klipsin çıkarılması her zaman terlemenin eski haline döneceği veya yan etkilerin tamamen kaybolacağı anlamına gelmez.
Çünkü:
Bu nedenle klipsleme, “tamamen geri döndürülebilir” bir işlem gibi değerlendirilmemelidir. Hasta bu konuda açık şekilde bilgilendirilmelidir.
Kompansatuvar terleme, aşırı terleme ameliyatından sonra hedef bölgede terleme azalırken vücudun başka bölgelerinde terlemenin artmasıdır.
En sık şu bölgelerde görülebilir:
Bazı hastalarda hafif düzeydedir ve rahatsız edici olmayabilir. Bazı hastalarda ise günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyebilir.
Kompansatuvar terleme sıcak havada, egzersizde, stres sırasında veya yemeklerden sonra artabilir.
Bu yan etki ETS ameliyatının en önemli ve en çok konuşulması gereken risklerinden biridir. Çünkü hedef bölgedeki terleme düzelirken, hasta başka bir bölgede daha rahatsız edici terleme yaşayabilir.
Kompansatuvar terleme ameliyat sonrası farklı derecelerde görülebilir. Bazı hastalar bunu hafif ve kabul edilebilir düzeyde yaşarken bazı hastalarda şiddetli olabilir.
Kompansatuvar terleme riski şu faktörlere göre değişebilir:
El terlemesi için yapılan daha alt seviye müdahalelerde risk daha düşük olabilir. Yüz ve baş terlemesi için daha üst seviyelere müdahale edildiğinde kompansatuvar terleme riski daha yüksek olabilir.
Ancak hiçbir teknik kompansatuvar terleme riskini tamamen sıfırlamaz.
Kompansatuvar terlemenin kimde, hangi şiddette ve hangi bölgede ortaya çıkacağını kesin olarak önceden bilmek mümkün değildir.
Bazı risk faktörleri fikir verebilir. Örneğin yüksek seviyeden yapılan müdahaleler, yüz ve baş terlemesi için yapılan cerrahiler veya geniş sempatik zincir müdahaleleri daha yüksek riskle ilişkilendirilebilir.
Ancak aynı teknikle ameliyat olan iki hastadan biri hafif kompansatuvar terleme yaşarken diğeri daha ağır etkilenebilir.
Bu belirsizlik nedeniyle ameliyat öncesinde hasta yalnızca başarı oranıyla değil, öngörülemeyen yan etkilerle de bilgilendirilmelidir.
Kompansatuvar terlemenin tedavisi zor olabilir.
Hafif durumlarda yaşam tarzı düzenlemeleri yeterli olabilir. Daha belirgin durumlarda şu seçenekler değerlendirilebilir:
Ancak şiddetli kompansatuvar terleme her zaman tamamen düzeltilemeyebilir.
Klips çıkarılması bazı hastalarda düşünülebilir. Fakat bu işlem kompansatuvar terlemenin kesin olarak düzeleceğini garanti etmez.
Bu nedenle kompansatuvar terleme, ameliyattan önce en ayrıntılı konuşulması gereken konudur. Ameliyattan sonra “bunu bilmiyordum” denmesi en kötü senaryolardan biridir.
ETS ameliyatında kompansatuvar terleme dışında cerrahi ve anesteziye bağlı riskler de bulunur.
Olası riskler şunlardır:
Bu risklerin görülme olasılığı kişiden kişiye değişir. Cerrahın deneyimi, uygulanan seviye, hastanın anatomisi ve genel sağlık durumu riski etkileyebilir.
Horner sendromu, yüz ve göz bölgesine giden sempatik sinir yollarının etkilenmesiyle ortaya çıkabilen nadir ama önemli bir komplikasyondur.
Belirtileri şunlar olabilir:
ETS ameliyatında daha üst sempatik seviyelere yakın çalışıldığında bu risk önem kazanır. Günümüzde doğru seviye seçimi ve dikkatli teknikle risk azaltılmaya çalışılır.
Horner sendromu geçici veya kalıcı olabilir. Bu nedenle ameliyat öncesi bilgilendirme içinde yer almalıdır.
El terlemesi olan birçok hasta ameliyat sonrası ellerinin kuru olmasını ister. Ancak aşırı kuru el bazı kişilerde rahatsızlık oluşturabilir.
Aşırı kuruluk:
oluşturabilir.
Bazı hastalar için kuru el büyük rahatlama sağlarken bazı hastalar ellerin fazla kuru ve hissiz gibi olmasından rahatsız olabilir.
Bu nedenle cerrahi planlamada hedef yalnızca maksimum kuruluk değil, hasta memnuniyetini artıracak dengeli sonuç olmalıdır.
El terlemesi için yapılan ETS sonrasında bazı hastalarda ayak terlemesi azalabilir. Ancak bu beklenen ve garanti edilen ana hedef değildir.
Bazı hastalarda ayak terlemesi:
Ayak terlemesi şiddetli olan bir kişiye yalnızca “el ameliyatı ol, ayakların da geçer” şeklinde kesin bir vaat verilmemelidir.
Ayak terlemesi için ayrı değerlendirme gerekir. İyontoforez, antiperspirantlar, botulinum toksin, ağızdan ilaçlar ve cilt hastalıklarının tedavisi öncelikle değerlendirilir.
ETS ameliyatı sonrası hedef bölgede terleme çoğu hastada uzun süreli olarak azalır. Ancak bazı durumlarda terleme kısmen geri dönebilir.
Geri dönüş nedenleri arasında:
bulunabilir.
El terlemesinde kalıcı yanıt daha güçlü olabilirken koltuk altı veya yüz terlemesinde sonuçlar daha değişken olabilir.
Terlemenin geri dönmesi halinde tekrar ameliyat her zaman basit bir seçenek değildir. Önce neden değerlendirilmelidir.
ETS ameliyatı sonrasında hastanede kalış süresi hastanın durumuna, merkezin protokolüne, ameliyatın seyrine ve dren gerekip gerekmediğine göre değişir.
Bazı hastalar aynı gün veya ertesi gün taburcu edilebilir. Bazı hastalarda ağrı kontrolü, akciğer takibi veya dren nedeniyle daha uzun gözlem gerekebilir.
Taburculuk öncesinde genellikle:
değerlendirilir.
ETS ameliyatı kapalı yöntemle yapıldığı için iyileşme çoğu hastada açık ameliyatlara göre daha hızlı olabilir.
Ameliyat sonrası dönemde:
Günlük yaşama dönüş süresi kişiden kişiye değişir. Masa başı işe dönüş daha kısa sürede olabilirken ağır fiziksel iş yapanlarda daha uzun süre gerekebilir.
ETS ameliyatından sonra ağrı olabilir. Ağrı genellikle kesilerin olduğu göğüs yan duvarında, sırt veya omuz bölgesinde hissedilir.
Ağrının nedeni:
olabilir.
Ağrı çoğu hastada ilaçlarla kontrol edilebilir. Ancak şiddetli, artan, nefes darlığıyla birlikte olan veya tek taraflı belirgin göğüs ağrısı değerlendirilmelidir.
İşe dönüş süresi yapılan işin niteliğine göre değişir.
Masa başı çalışan biri daha kısa sürede işine dönebilir. Ağır kaldırma, yoğun fiziksel aktivite, uzun süre ayakta kalma veya göğüs bölgesini zorlayan işlerde çalışan kişilerde daha uzun süre gerekebilir.
İşe dönüşte şu faktörler dikkate alınır:
Kişi kendi kendine acele etmemelidir. Özellikle göğüs ağrısı ve nefes darlığı varsa kontrol gerekir.
Ameliyat sonrası spora dönüş doktorun önerisine göre planlanır.
İlk dönemde ağır egzersiz, ağırlık kaldırma, koşu, yüzme veya göğüs bölgesini zorlayan aktiviteler sınırlandırılabilir.
Hafif yürüyüş çoğu hastada erken dönemde faydalı olabilir. Ancak yoğun egzersiz için yara iyileşmesi, ağrı durumu ve akciğerin tamamen normal olduğundan emin olunması gerekir.
Sporcular ve ağır fiziksel aktivite yapan kişiler ameliyat öncesinde bu durumu cerrahla paylaşmalıdır.
Ameliyat sonrası dönemde doktorun önerilerine uyulmalıdır.
Genel dikkat noktaları şunlardır:
Ameliyat sonrası yalnızca ellerin kuru olup olmadığı değil, vücudun genel yanıtı da izlenmelidir.
Ameliyat öncesi hastanın bilmesi gereken en önemli konu, ETS’nin güçlü ama geri dönüşü sınırlı bir tedavi olduğudur.
Hasta şu noktaları net anlamalıdır:
Bu bilgilendirme gerçekçi yapılmalıdır. Ameliyat “basit, kesin, risksiz” gibi sunulmamalıdır.
Ameliyattan önce beklentinin gerçekçi olması gerekir.
Gerçekçi beklentiler şunlardır:
Hasta yalnızca ameliyat sonrası kuru elleri değil, olası sırt ve gövde terlemesini de zihninde canlandırmalıdır. Çünkü karar bu denge üzerinden verilmelidir.
Ameliyat öncesi veya ameliyat yerine birçok tedavi seçeneği değerlendirilebilir.
Alüminyum tuzları içeren antiperspirantlar ter kanallarını geçici olarak tıkayarak cilde ulaşan ter miktarını azaltabilir.
Hafif ve orta şiddette koltuk altı, el veya ayak terlemesinde denenebilir. Cilt tahrişi yapabilir.
İyontoforez özellikle el ve ayak terlemesinde kullanılan iğnesiz bir yöntemdir. Eller veya ayaklar su dolu kaplara yerleştirilir ve düşük elektrik akımı uygulanır.
Başlangıç ve bakım seansları gerektirir. Düzenli uygulama ile birçok hastada terlemeyi azaltabilir.
Botulinum toksin, ter bezlerine giden sinirsel uyarıyı geçici olarak azaltır.
Koltuk altı terlemesinde güçlü bir bölgesel seçenek olabilir. El terlemesinde de uygulanabilir ancak enjeksiyon ağrısı ve geçici kas güçsüzlüğü riski vardır.
Antikolinerjik ilaçlar ve bazı özel durumlarda farklı ağızdan ilaçlar terlemeyi azaltabilir.
Birden fazla bölgeyi etkileyen terlemede yararlı olabilir. Ancak ağız kuruluğu, kabızlık, bulanık görme, idrar yapmada güçlük ve sıcak havaya tahammülsüzlük gibi yan etkiler oluşturabilir.
Koltuk altı terlemesinde ter bezlerini enerjiyle hedefleyen bir yöntemdir. Daha kalıcı etki amaçlayabilir. Ancak maliyet, şişlik, hassasiyet, uyuşma ve nadir sinir ağrısı gibi riskler değerlendirilmelidir.
Koltuk altı ter bezlerini çıkarmaya, kazımaya veya azaltmaya yönelik lokal işlemler bazı hastalarda değerlendirilebilir.
Bu işlemler ETS’den farklıdır. Doğrudan koltuk altı bölgesini hedefler. İz, cilt düzensizliği, enfeksiyon ve his değişikliği gibi riskler taşıyabilir.
Botoks ve ETS ameliyatı farklı mekanizmalarla çalışır.
Botoks:
ETS ameliyatı:
Botoks daha geçici ve bölgesel bir seçenekken, ETS daha kalıcı ama daha ciddi riskleri olan bir seçenektir.
İyontoforez ve ETS özellikle el terlemesinde karşılaştırılabilir.
İyontoforez:
ETS ameliyatı:
Düzenli iyontoforezle iyi kontrol sağlanan hastalarda ameliyat gerekmeyebilir.
Ağızdan ilaçlar sistemik tedavilerdir. Birden fazla bölgedeki terlemeyi etkileyebilirler. Ancak vücudun başka sistemlerinde yan etkiler oluşturabilirler.
Ağızdan ilaçlar:
ETS ameliyatı:
İlaç yan etkileri tolere edilemiyorsa veya etki yetersizse cerrahi seçenek konuşulabilir. Ancak ilaç tedavisi başarısız oldu diye doğrudan ameliyat zorunlu hale gelmez.
Aşırı terleme ameliyatı deneyimli merkezlerde uygun hasta seçimiyle yapılabilen bir cerrahidir. Ancak risksiz değildir.
Güvenliği etkileyen faktörler şunlardır:
Ameliyat teknik olarak kısa ve kapalı yöntemle yapılabilse bile, sempatik sinir sistemine müdahale edildiği için etkileri basit bir cilt işlemi gibi görülmemelidir.
Aşırı terleme şikâyeti olan kişi ilk olarak dermatoloji, aile hekimliği veya iç hastalıkları tarafından değerlendirilebilir.
Terlemenin primer veya sekonder olduğu belirlendikten sonra tedavi planı yapılır.
Cerrahi seçenek düşünülüyorsa değerlendirme göğüs cerrahisi uzmanı tarafından yapılır. ETS ameliyatı göğüs boşluğu içinden sempatik sinire ulaşılarak yapıldığı için göğüs cerrahisinin alanına girer.
Sekonder neden şüphesinde ilgili branşlar devreye girebilir:
Doğru branş seçimi, gereksiz ameliyat riskini azaltır.
Aşağıdaki durumlarda tıbbi değerlendirme uygundur:
Ani başlayan, gece devam eden veya sistemik belirtilerle birlikte olan terlemede ameliyattan önce altta yatan nedenler araştırılmalıdır.
Aşırı terleme ameliyatı, günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyen primer hiperhidrozda, özellikle el terlemesinde değerlendirilebilen cerrahi bir tedavidir. En bilinen yöntem endoskopik torasik sempatektomi veya sempatikotomi olarak adlandırılan ETS ameliyatıdır.
ETS ameliyatında göğüs boşluğu içinden sempatik sinir zincirine ulaşılır ve terlemeyi yöneten sinirsel iletim belirli seviyelerde durdurulur. Bu işlem özellikle el terlemesinde hızlı ve belirgin kuruluk sağlayabilir.
Ancak ameliyat basit ve risksiz bir tedavi değildir. En önemli sorun kompansatuvar terlemedir. Hedef bölgede terleme azalırken sırt, göğüs, karın, bel, kasık veya bacak gibi başka bölgelerde terleme artabilir. Bu durum bazı hastalarda hafifken bazı hastalarda yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir.
Ameliyatın etkisi kalıcı olabilir. Fakat yan etkiler de kalıcı olabilir. Klipsleme gibi yöntemlerde bile tamamen geri dönüş garantisi yoktur. Bu nedenle ameliyat kararı verilmeden önce hasta ayrıntılı şekilde bilgilendirilmelidir.
Aşırı terleme ameliyatı genellikle cerrahi dışı tedavilerden yeterli fayda görmeyen, primer el terlemesi belirgin olan, yaşam kalitesi ciddi etkilenen ve kompansatuvar terleme riskini kabul eden uygun hastalarda düşünülmelidir.
Ani başlayan, gece devam eden, tüm vücudu etkileyen veya ateş, kilo kaybı, çarpıntı gibi belirtilerle birlikte görülen terlemelerde önce sekonder nedenler araştırılmalıdır.
En doğru tedavi; terlemenin bölgesi, şiddeti, nedeni, daha önce denenen yöntemler, hastanın beklentisi ve riskleri kabul etme düzeyi dikkate alınarak kişiye özel planlanmalıdır.
Aşırı terleme ameliyatı, hiperhidroz tedavisinde sempatik sinir sistemine veya ter bezlerine yönelik yapılan cerrahi işlemlerdir. En bilinen yöntem ETS ameliyatıdır. ETS’de göğüs boşluğundan sempatik sinir zincirine müdahale edilir.
ETS, endoskopik torasik sempatektomi anlamına gelir. Kamera yardımıyla göğüs boşluğuna girilerek terlemeyi yöneten sempatik sinir zincirinin belirli seviyelerde kesilmesi, yakılması, çıkarılması veya klipslenmesi işlemidir.
Ameliyat en çok şiddetli primer el terlemesi için gündeme gelir. El terlemesinde hızlı ve belirgin sonuç sağlayabilir. Koltuk altı, yüz ve baş terlemesinde hasta seçimi daha dikkatli yapılmalıdır.
ETS ameliyatı genellikle kalıcı veya uzun süreli etki hedefler. Ancak bu, yalnızca fayda açısından değil, olası yan etkiler açısından da önemlidir. Kompansatuvar terleme gibi yan etkiler uzun süre devam edebilir.
Kompansatuvar terleme, ameliyat sonrası hedef bölgede terleme azalırken sırt, göğüs, karın, bel, kasık veya bacak gibi başka bölgelerde terlemenin artmasıdır. ETS ameliyatının en önemli risklerinden biridir.
Evet, başka bölgelerde terleme artabilir. Bu durum hafif olabileceği gibi bazı hastalarda şiddetli ve rahatsız edici olabilir. Ameliyat öncesinde bu risk mutlaka ayrıntılı konuşulmalıdır.
ETS ameliyatı ayak terlemesi için doğrudan güvenilir bir tedavi değildir. Bazı hastalarda el ameliyatından sonra ayak terlemesi azalabilir, ancak bu garanti değildir. Ayak terlemesi ayrı değerlendirilmelidir.
Her ameliyat gibi riskleri vardır. Kanama, enfeksiyon, pnömotoraks, göğüs ağrısı, Horner sendromu, kompansatuvar terleme, aşırı kuruluk ve anestezi riskleri görülebilir. Uygun hasta seçimi önemlidir.
Bu hastaya göre değişir. Botoks cerrahi değildir ve etkisi geçicidir. ETS daha kalıcı etki hedefler ancak kompansatuvar terleme ve cerrahi riskler taşır. Tek bir yöntem herkes için daha iyi değildir.
Cerrahi tedavi düşünülüyorsa göğüs cerrahisi uzmanı tarafından değerlendirme yapılır. Ancak ilk değerlendirme dermatoloji, aile hekimliği veya iç hastalıkları tarafından yapılabilir. Sekonder neden şüphesinde ilgili uzmanlıklar devreye girer.