

Aşırı terleme için ağızdan kullanılan ilaç tedavileri vardır. Bu ilaçlar özellikle birden fazla bölgede terleme yaşayan, bölgesel tedavilerden yeterli fayda görmeyen veya el, ayak, koltuk altı, yüz ve saçlı deri gibi alanlarda yaygın etkilenmesi bulunan hastalarda değerlendirilebilir.
Ağızdan kullanılan ilaçlar, ter bezlerinin çalışmasını etkileyen sinirsel veya hormonal mekanizmalar üzerinde etki gösterir. En sık değerlendirilen ilaç grupları antikolinerjik ilaçlardır. Bazı özel durumlarda beta blokerler, kaygı giderici ilaçlar, klonidin veya altta yatan nedene yönelik farklı ilaçlar da gündeme gelebilir.
Ancak ağızdan ilaç tedavisi her aşırı terleme hastası için uygun değildir. Çünkü bu ilaçlar yalnızca terleyen bölgeyi değil, vücudun farklı sistemlerini de etkileyebilir. Ağız kuruluğu, kabızlık, bulanık görme, idrar yapmada güçlük, çarpıntı, uyku hali ve sıcak havaya tahammülsüzlük gibi yan etkiler görülebilir.
Bu nedenle ağızdan ilaç tedavisi doktor değerlendirmesi olmadan başlanacak basit bir destek ürünü gibi düşünülmemelidir. Öncelikle terlemenin primer hiperhidroz mu yoksa başka bir hastalığa, ilaca, hormonal değişikliğe veya metabolik soruna bağlı sekonder terleme mi olduğu belirlenmelidir.
Ağızdan ilaçlar özellikle bölgesel tedavilerin yetersiz kaldığı veya terlemenin birden fazla alanı etkilediği durumlarda düşünülebilir.
İlaç tedavisi şu durumlarda gündeme gelebilir:
Ağızdan ilaçlar bütün vücutta etki gösterebildiği için yalnızca tek küçük bölgede sınırlı terlemesi olan herkes için ilk seçenek olmayabilir.
Örneğin yalnızca koltuk altında terleme olan bir kişide antiperspirant, topikal ilaçlar veya botulinum toksin daha hedefli seçenekler olabilir. Buna karşılık yüz, saçlı deri, el, ayak ve gövde gibi birden fazla bölgenin etkilendiği durumlarda sistemik tedaviler daha anlamlı hale gelebilir.
Ağızdan ilaç tedavisi planlanmadan önce terlemenin nedeni değerlendirilmelidir.
Primer hiperhidroz, başka bir hastalık veya ilaçla açıklanamayan aşırı terleme durumudur. Genellikle çocukluk, ergenlik veya genç yetişkinlik döneminde başlar. El, ayak, koltuk altı ve yüz gibi belirli bölgeleri etkileyebilir. Çoğunlukla iki taraflı ve simetriktir. Uyku sırasında azalır veya durur.
Sekonder hiperhidroz ise başka bir nedene bağlı olarak gelişir.
Sekonder terleme nedenleri arasında:
yer alabilir.
Sekonder terlemede yalnızca terlemeyi baskılayan ilaç kullanmak temel sorunu çözmeyebilir. Örneğin tiroid hastalığına bağlı terleme varsa öncelik tiroid hastalığının tedavisidir. Kan şekeri düşüklüğüne bağlı terleme varsa kan şekeri düzenlenmelidir. İlaca bağlı terlemede, kullanılan ilacın dozu veya alternatifi ilgili doktor tarafından değerlendirilmelidir.
Aşırı terlemede kullanılan ağızdan ilaçlar farklı gruplara ayrılır. Hangi ilacın uygun olduğu terlemenin tipine, şiddetine, hastanın yaşına, eşlik eden hastalıklara ve kullanılan diğer ilaçlara göre belirlenir.
Ağızdan tedavide değerlendirilebilen ilaç grupları şunlardır:
Bu ilaçların tamamı aynı amaçla veya aynı hasta grubunda kullanılmaz. Bazıları doğrudan ter bezlerinin çalışmasını azaltmayı hedeflerken, bazıları terlemeyi tetikleyen çarpıntı, kaygı, sıcak basması veya başka mekanizmaları azaltmaya yardımcı olabilir.
Antikolinerjik ilaçlar, asetilkolin adlı kimyasal maddenin etkisini azaltan ilaçlardır.
Ter bezleri, sinir uçlarından salgılanan asetilkolin aracılığıyla uyarılır. Asetilkolin ter bezlerine “çalış” sinyali gönderir. Antikolinerjik ilaçlar bu sinyalin etkisini azaltarak ter üretimini düşürebilir.
Aşırı terleme tedavisinde kullanılan veya değerlendirilen antikolinerjik ilaçlar arasında:
gibi ilaçlar bulunabilir.
Bu ilaçlar her ülkede aynı ruhsat durumuna veya aynı kullanım yaygınlığına sahip olmayabilir. Bazı kullanımlar ruhsat dışı olabilir. Ruhsat dışı kullanım, doktorun bilimsel veriler ve klinik değerlendirme doğrultusunda ilacı onaylı kullanım alanı dışında önermesi anlamına gelir. Bu durum tedavinin mutlaka uygunsuz olduğu anlamına gelmez; ancak hastaya fayda, risk ve alternatifler açıkça anlatılmalıdır.
Ter bezleri otonom sinir sistemi tarafından kontrol edilir. Bu sistem, kişinin bilinçli kontrolü dışında çalışan kalp hızı, sindirim, göz bebeği, tükürük salgısı ve terleme gibi birçok işlevi düzenler.
Ter bezlerine gelen sinirsel uyarıda asetilkolin önemli rol oynar. Antikolinerjik ilaçlar asetilkolinin etkisini azaltarak ter bezlerinin daha az çalışmasına yardımcı olabilir.
Bu ilaçlar yalnızca ter bezlerini değil, asetilkolinin görev aldığı başka sistemleri de etkileyebilir.
Bu nedenle antikolinerjik ilaç kullanan kişilerde:
gibi etkiler görülebilir.
Antikolinerjik ilaçların faydası ve yan etkisi aynı mekanizmadan kaynaklanır. Terlemeyi azaltan sistem, ne yazık ki ağzı da çöle çevirebilir. Vücut, dramatik detayları seviyor.
Oksibutinin, antikolinerjik özellikte bir ilaçtır. Esas olarak mesane kası üzerinde etkileri nedeniyle bilinir. Ancak bazı hiperhidroz hastalarında terlemeyi azaltmak amacıyla da değerlendirilebilir.
Oksibutinin özellikle:
gündeme gelebilir.
Oksibutininin terleme üzerindeki etkisi kişiden kişiye değişir. Bazı kişilerde belirgin rahatlama sağlayabilirken, bazı kişilerde yan etkiler nedeniyle sürdürülemeyebilir.
En sık görülen sorunlardan biri ağız kuruluğudur. Bunun dışında kabızlık, bulanık görme, idrar yapmada güçlük ve sıcak havalarda rahatsızlık oluşabilir.
Glikopirolat veya glikopironyum, antikolinerjik özellikte bir ilaçtır. Aşırı terlemede ağızdan veya bazı ülkelerde topikal formlarla değerlendirilebilir.
Ağızdan kullanılan form, ter bezlerinin genel aktivitesini azaltmaya yardımcı olabilir. Özellikle yüz, saçlı deri veya birden fazla bölgede terleme yaşayan kişilerde doktor değerlendirmesiyle gündeme gelebilir.
Glikopirolat bazı hastalarda merkezi sinir sistemi yan etkilerinin daha sınırlı olabileceği düşünülen bir antikolinerjik olarak değerlendirilir. Ancak bu, ilacın yan etkisiz olduğu anlamına gelmez.
Olası yan etkiler arasında:
bulunabilir.
Glikopirolatın ruhsat durumu ülkeye ve kullanım amacına göre değişebilir. Bu nedenle hasta, tedavinin hangi amaçla ve hangi kapsamda önerildiğini doktoruyla netleştirmelidir.
Propantelin ve benztropin de antikolinerjik etki gösteren ilaçlar arasında yer alır. Hiperhidroz tedavisinde bazı hastalarda değerlendirilebilirler.
Ancak bu ilaçların kullanımı hastanın genel sağlık durumu, kullanılan diğer ilaçlar, yan etki riski ve yerel ruhsat durumuna göre değişir.
Antikolinerjik ilaçların tümünde benzer yan etki başlıkları görülebilir:
Bu nedenle ilaç seçimi “hangi ilaç daha güçlü?” sorusundan çok “hangi ilaç bu hasta için daha güvenli ve tolere edilebilir?” sorusuyla yapılmalıdır.
Beta blokerler doğrudan ter bezlerini hedefleyen temel hiperhidroz ilaçları değildir. Ancak bazı kişilerde terlemeyi tetikleyen fiziksel kaygı belirtilerini azaltmak amacıyla belirli durumlarda değerlendirilebilir.
Örneğin propranolol gibi beta blokerler:
gibi belirli durumlarda çarpıntı, titreme ve fiziksel gerginliği azaltabilir. Bu fiziksel belirtiler azaldığında terleme de dolaylı olarak hafifleyebilir.
Beta blokerler sürekli ve yaygın hiperhidrozun standart tedavisi olarak düşünülmez. Daha çok performansla ilişkili, belirli olaylarda artan terleme ve fiziksel kaygı belirtileri bulunan kişilerde değerlendirilir.
Bu ilaçlar astım, bazı kalp ritim bozuklukları, düşük tansiyon, düşük nabız ve bazı damar hastalıkları bulunan kişilerde uygun olmayabilir. Doktor değerlendirmesi olmadan kullanılmamalıdır.
Bazı kişilerde terleme sosyal kaygı, panik belirtileri veya performans kaygısıyla belirgin şekilde artabilir.
Kaygı giderici ilaçlar ter bezlerini doğrudan hedeflemez. Ancak kaygının fiziksel etkilerini azaltarak bazı durumlarda terlemeyi dolaylı olarak hafifletebilir.
Bu gruptaki ilaçlar özellikle kısa süreli ve belirli durumlara yönelik olarak değerlendirilebilir. Ancak sedasyon, dikkat azalması, bağımlılık riski ve tolerans gelişimi gibi sorunlar nedeniyle uzun süreli kullanımda dikkatli olunmalıdır.
Terleme sosyal kaygıyla ilişkiliyse yalnızca ilaç değil, psikoterapi ve özellikle bilişsel davranışçı terapi de önemli olabilir.
Kişi “terliyorum diye kaygılanıyorum” ve “kaygılandıkça daha çok terliyorum” döngüsüne girmişse, terleme tedavisiyle birlikte kaygı döngüsünün de ele alınması gerekir.
Klonidin, bazı durumlarda terleme ve sıcak basması gibi şikâyetlerde değerlendirilebilen bir ilaçtır. Özellikle menopozla ilişkili sıcak basmaları, bazı ilaçlara bağlı terleme veya yüz ve saçlı deri terlemesi gibi durumlarda doktor tarafından düşünülebilir.
Klonidin herkes için uygun değildir.
Olası yan etkileri arasında:
bulunabilir.
Tansiyon ilacı kullananlar, düşük tansiyonu olanlar veya kalp ritmiyle ilgili sorunları bulunan kişilerde dikkatli değerlendirme gerekir.
Klonidin doktor önerisi olmadan başlanmamalı ve doktor önerisi olmadan aniden bırakılmamalıdır.
Antidepresanlar aşırı terleme tedavisinde doğrudan “terleme ilacı” olarak düşünülmez. Ancak sosyal kaygı bozukluğu, panik bozukluk veya depresyon gibi durumlar terlemeyi artırıyorsa bu hastalıkların tedavisinde kullanılabilirler.
Burada önemli bir nokta vardır: Bazı antidepresanlar bazı kişilerde terlemeyi artırabilir. Yani antidepresanlar bir hastada kaygıyı azaltarak terlemeyi hafifletebilirken, başka bir hastada ilaç yan etkisi olarak terlemeyi artırabilir.
Bu nedenle terleme bir antidepresan başladıktan sonra ortaya çıktıysa veya belirgin biçimde arttıysa bu bilgi ilacı reçete eden doktora verilmelidir.
İlaç doktor önerisi olmadan kesilmemelidir. Ani kesme belirtileri, ruhsal durumda kötüleşme veya başka sorunlar gelişebilir.
Menopoz döneminde sıcak basması ve gece terlemesi sık görülebilir. Bu terleme primer hiperhidrozdan farklı değerlendirilir.
Menopozla ilişkili terlemede tedavi seçenekleri:
şeklinde planlanabilir.
Hangi tedavinin uygun olduğu kişinin yaşı, menopoz belirtilerinin şiddeti, meme kanseri öyküsü, damar hastalığı riski, rahim durumu, kullanılan ilaçlar ve genel sağlık durumuna göre belirlenir.
Menopoz terlemesi olan kişide doğrudan hiperhidroz ilaçları düşünülmeden önce kadın hastalıkları ve doğum veya endokrinoloji değerlendirmesi gerekebilir.
Bazı ilaçlar terlemeyi artırabilir.
Terlemeye yol açabilen ilaç grupları arasında bazı:
bulunabilir.
Terleme yeni bir ilaca başladıktan sonra ortaya çıktıysa veya doz artışı sonrasında belirginleştiyse ilacı reçete eden doktorla görüşülmelidir.
Bu durumda seçenekler:
olabilir.
İlaç yan etkisi düşünülse bile ilaç kendi kendine kesilmemelidir. Özellikle antidepresanlar, tansiyon ilaçları, hormon tedavileri ve sinir sistemi ilaçları doktor kontrolü olmadan bırakılmamalıdır.
Ağızdan ilaçlar bölgesel değil sistemik etki gösterdiği için vücudun farklı bölgelerindeki terlemeyi azaltabilir.
Şu bölgelerde etkili olabilir:
Ancak ilaçların bütün vücutta etki göstermesi hem avantaj hem dezavantajdır.
Avantajı, birden fazla bölgedeki terlemeyi aynı anda azaltabilmesidir. Dezavantajı ise ağız, göz, bağırsak, mesane, kalp hızı ve vücut ısı dengesi gibi farklı sistemlerde yan etki oluşturabilmesidir.
Tek bir bölgede sınırlı terlemede bölgesel tedaviler daha uygun olabilir. Yaygın veya çok bölgeli terlemede ağızdan ilaçlar daha fazla gündeme gelebilir.
Yüz ve saçlı deri terlemesi tedavisi bazı bölgelerden daha zordur. Çünkü bu alana antiperspirant, iyontoforez veya botulinum toksin uygulamak her zaman pratik olmayabilir.
Bu nedenle yüz ve saçlı deri terlemesinde ağızdan ilaçlar bazı hastalarda değerlendirilebilir.
Ancak yüz terlemesinin nedeni dikkatle araştırılmalıdır.
Yüz ve saçlı deri terlemesi:
ile ilişkili olabilir.
Tedavi, nedene göre değişir. Her yüz terlemesi hastasına doğrudan antikolinerjik ilaç başlanması uygun değildir.
El ve ayak terlemesinde ilk seçenekler genellikle topikal ürünler ve iyontoforez gibi daha bölgesel yöntemlerdir.
Ancak:
ağızdan ilaçlar değerlendirilebilir.
El terlemesi olan kişilerde antikolinerjik ilaçlar terlemeyi azaltabilir. Ancak ağız kuruluğu ve sıcak havada zorlanma gibi yan etkiler nedeniyle herkes sürdüremeyebilir.
Ayak terlemesinde de ter miktarının azalması, ayakkabı içinde kaymayı, çorap ıslaklığını ve nemle ilişkili sorunları hafifletebilir. Ancak kötü koku veya mantar enfeksiyonu varsa bunlar ayrıca tedavi edilmelidir.
Koltuk altı terlemesinde ağızdan ilaçlar kullanılabilir ancak her zaman ilk seçenek değildir.
Primer koltuk altı hiperhidrozunda genellikle:
öncelikle değerlendirilebilir.
Ağızdan ilaçlar özellikle:
düşünülebilir.
Yalnızca koltuk altına sınırlı terlemede, sistemik yan etki riski nedeniyle ağızdan ilaçlar her zaman en mantıklı ilk seçenek olmayabilir.
Ağızdan ilaçların etki başlangıcı kullanılan ilaca, doza, kişinin metabolizmasına ve terleme tipine göre değişir.
Bazı ilaçlarda etki kısa sürede fark edilebilir. Bazılarında ise doz ayarlaması ve düzenli kullanım sonrası değerlendirme yapılır.
Terlemenin azalması ilk günlerde fark edilebilse de tedavinin gerçek etkisi ve yan etkilerin tolere edilip edilmediği genellikle bir süre takip edilerek anlaşılır.
Doktor, ilaca düşük dozla başlayıp yanıt ve yan etkilere göre düzenleme yapabilir. Bu yaklaşım özellikle antikolinerjik yan etkilerin daha kontrollü izlenmesine yardımcı olabilir.
İlaç etkisiz diye erken dönemde kendi kendine doz artırılmamalıdır. Doz artışı yan etkileri de artırabilir.
Ağızdan ilaç tedavisinin süresi kişiye göre değişir.
Bazı kişiler ilacı yalnızca belirli dönemlerde veya tetikleyici durumlar öncesinde kullanabilir. Bazılarında ise düzenli kullanım gerekebilir.
Tedavi süresi şu faktörlere göre belirlenir:
Uzun süreli kullanımda yan etkiler, ilaç etkileşimleri ve sıcak havaya bağlı riskler yeniden değerlendirilmelidir.
Tedavinin düzenli aralıklarla doktor kontrolünde gözden geçirilmesi gerekir.
Bazı ilaçlar düzenli günlük kullanım şeklinde planlanabilir. Bazıları ise belirli durumlar öncesinde, kısa süreli veya aralıklı kullanım şeklinde değerlendirilebilir.
Örneğin:
Bu karar ilaç grubuna göre değişir. Antikolinerjik ilaçlar, beta blokerler ve kaygı giderici ilaçlar aynı mantıkla kullanılmaz.
Kişi doktor önerisi olmadan “bugün fazla terleyeceğim” diyerek rastgele ilaç almamalıdır.
Ağızdan ilaçların yan etkileri kullanılan ilaç grubuna göre değişir.
Antikolinerjik ilaçlarda görülebilecek yan etkiler şunlardır:
Beta blokerlerde:
görülebilir.
Kaygı giderici ilaçlarda:
gibi sorunlar olabilir.
Bu nedenle ağızdan ilaç tedavisinde “terleme azaldı mı?” kadar “ilaç tolere ediliyor mu?” sorusu da önemlidir.
Ağız kuruluğu, antikolinerjik ilaçların en sık görülen yan etkilerinden biridir.
Bu ilaçlar ter bezlerini azaltırken tükürük bezlerinin salgısını da azaltabilir. Sonuçta ağızda kuruluk, susuzluk hissi, konuşurken zorlanma, boğazda rahatsızlık ve ağız kokusu oluşabilir.
Uzun süren ağız kuruluğu:
gibi sorunlara katkıda bulunabilir.
Ağız kuruluğu belirginse doktor doz, ilaç tipi veya tedavi planını yeniden değerlendirebilir. Diş sağlığı ve ağız hijyenine dikkat edilmelidir.
Antikolinerjik ilaçlar göz bebeği ve gözyaşı üretimi üzerinde etkili olabilir.
Bu nedenle bazı kişilerde:
oluşabilir.
Dar açılı glokom veya glokom riski bulunan kişilerde antikolinerjik ilaçlar dikkatle değerlendirilmelidir. Göz hastalığı öyküsü olan kişiler bu durumu doktorlarına bildirmelidir.
Bulanık görme veya göz ağrısı gelişirse tedavi kendi kendine sürdürülmemeli, doktor değerlendirmesi alınmalıdır.
Antikolinerjik ilaçlar bağırsak hareketlerini yavaşlatabilir ve mesane boşalmasını zorlaştırabilir.
Bu nedenle:
görülebilir.
Prostat büyümesi olan erkeklerde, mesane boşaltma sorunu bulunan kişilerde ve ileri yaş hastalarda bu etkiler daha önemli hale gelebilir.
İdrar yapamama veya karında belirgin şişlik gelişirse acil değerlendirme gerekebilir.
Evet, bazı kişilerde riskli olabilir.
Terleme vücut sıcaklığını düzenlemeye yardımcı olur. Antikolinerjik ilaçlar vücudun terleme kapasitesini azaltabilir. Bu durum özellikle sıcak havalarda, nemli ortamlarda veya ağır fiziksel aktivite sırasında vücut ısısının yükselmesine katkıda bulunabilir.
Risk şu kişilerde daha dikkatli değerlendirilmelidir:
Aşırı sıcakta baş dönmesi, halsizlik, bilinç bulanıklığı, çarpıntı, kas krampları veya ateş hissi gelişirse tıbbi yardım gerekebilir.
İlaç kullanırken “terlemiyorum, demek ki sorun yok” düşüncesi yanıltıcı olabilir. Bazen sorun tam da terleyememektir.
Bazı ağızdan ilaçlar dikkat, refleks ve zihinsel performansı etkileyebilir.
Antikolinerjik ilaçlar bazı kişilerde zihin bulanıklığı, uyku hali veya odaklanma güçlüğü yapabilir. Kaygı giderici ilaçlar ise sedasyon ve reflekslerde yavaşlama oluşturabilir.
Bu etkiler:
etkileyebilir.
İlaç başlanırken kişinin mesleği ve günlük aktiviteleri mutlaka değerlendirilmelidir.
Antikolinerjik ilaçlar bağımlılık yapıcı ilaçlar olarak değerlendirilmez. Ancak yan etkileri nedeniyle doktor takibi gerekir.
Kaygı giderici bazı ilaçlarda ise bağımlılık, tolerans ve bırakma belirtileri riski olabilir. Bu ilaçlar uzun süreli ve kontrolsüz kullanılmamalıdır.
Beta blokerler ve klonidin gibi ilaçlar da doktor önerisi olmadan aniden kesilmemelidir. Ani kesme bazı kişilerde tansiyon, nabız veya başka belirtiler açısından sorun yaratabilir.
Bu nedenle ağızdan ilaç tedavisinde ilaca başlama kadar ilacı bırakma planı da doktor kontrolünde yapılmalıdır.
Ağızdan ilaç tedavisi bazı kişiler için uygun olmayabilir.
Antikolinerjik ilaçlar şu durumlarda dikkatle değerlendirilmelidir:
Beta blokerler şu durumlarda uygun olmayabilir:
Kaygı giderici ilaçlar ise alkol kullanımı, bağımlılık öyküsü, dikkat gerektiren işler ve bazı solunum problemlerinde dikkatli değerlendirilmelidir.
Aşırı terleme için kullanılan ağızdan ilaçlar başka ilaçlarla etkileşime girebilir.
Özellikle şu ilaçlar doktora bildirilmelidir:
Bazı ilaçlar antikolinerjik yükü artırabilir. Bu durumda ağız kuruluğu, kabızlık, bulanık görme, idrar yapmada güçlük ve zihin bulanıklığı daha belirgin hale gelebilir.
Kullanılan tüm ilaçlar ve destek ürünleri doktora açıkça söylenmelidir. “Bitkisel, zararsızdır” cümlesi tıbbi karar vermek için yeterli değildir. Bitkiler de kimyasal madde üretir, sadece ambalajı yapraklıdır.
Gebelik ve emzirme döneminde aşırı terleme için ağızdan ilaç kullanımı dikkatle değerlendirilmelidir.
Hiperhidroz çoğu zaman acil tedavi gerektiren bir durum değildir. Bu nedenle gebelikte mümkünse ilaç dışı ve güvenli yaklaşımlar tercih edilebilir.
Emzirme döneminde kullanılacak ilacın anne sütüne geçip geçmediği, bebek üzerindeki olası etkileri ve annenin şikâyetinin şiddeti değerlendirilmelidir.
Gebelik ihtimali bulunan veya emziren kişiler doktorlarına mutlaka bilgi vermelidir. Kendi kendine ilaç başlanmamalıdır.
H2: Çocuk ve Ergenlerde Ağızdan İlaç Kullanılır mı?
Çocuk ve ergenlerde aşırı terleme okul yaşamını, yazı yazmayı, sosyal ilişkileri ve özgüveni etkileyebilir.
Ancak ağızdan ilaç kararı yetişkinlere göre daha dikkatli verilmelidir.
Değerlendirmede:
dikkate alınır.
Çocuklarda ağızdan hiperhidroz ilacı yalnızca bu konuda deneyimli doktor kontrolünde düşünülmelidir.
Yaşlılarda ağızdan ilaç tedavisi daha dikkatli değerlendirilmelidir.
Antikolinerjik ilaçlar ileri yaşta:
açısından daha sorunlu olabilir.
Ayrıca yaşlılarda birden fazla ilaç kullanımı daha yaygındır. Bu durum antikolinerjik yükü ve yan etki riskini artırabilir.
Yeni başlayan terleme ileri yaşta ortaya çıktıysa primer hiperhidroz kabul edilmeden önce sekonder nedenler araştırılmalıdır.
Birçok hastada ağızdan ilaçlar cerrahi tedaviden önce değerlendirilebilir. Ancak bu her hasta için zorunlu bir basamak değildir.
Örneğin şiddetli el terlemesinde:
hastanın durumuna göre sıralanabilir.
Cerrahi tedavi genellikle yaşam kalitesi ciddi etkilenen, daha az girişimsel yöntemlerden yeterli fayda görmeyen ve cerrahi riskleri anlayan uygun hastalarda düşünülür.
Ağızdan ilaçların yan etkileri tolere edilemiyorsa veya faydası yetersizse cerrahi dışı başka yöntemler veya cerrahi seçenekler yeniden değerlendirilebilir.
Bazı hastalarda kombine tedavi düşünülebilir.
Örneğin:
birlikte planlanabilir.
Ancak bu karar her hastada ayrı verilmelidir. Birden fazla tedavinin bir arada kullanılması etkiyi artırabileceği gibi yan etki ve takip ihtiyacını da artırabilir.
Aynı anda çok geniş alanlarda terlemeyi baskılamak sıcak havada vücut ısısı açısından dikkat gerektirebilir.
Kombine tedavi doktor kontrolünde planlanmalıdır.
Evet, bazı hastalarda ağızdan ilaçlar ve iyontoforez birlikte değerlendirilebilir.
Özellikle el ve ayak terlemesinde iyontoforez bölgesel kontrol sağlarken, ağızdan ilaç başka bölgelerdeki terlemeyi azaltmaya yardımcı olabilir.
Ancak tedavi planında:
dikkate alınmalıdır.
Ağızdan ilaç başlanması iyontoforez bakım seanslarını tamamen gereksiz hale getirmeyebilir. Tedavi kişiye göre ayarlanır.
Bu sorunun tek cevabı yoktur.
Ağızdan ilaçlar birden fazla bölgedeki terlemeyi etkileyebilir. Bu nedenle yaygın veya çok bölgeli hiperhidrozda avantajlı olabilir.
Ancak bölgesel tedaviler belirli alanlarda daha hedefli olabilir:
Ağızdan ilaçların dezavantajı sistemik yan etki riskidir. Bu nedenle “en etkili” yerine “bu hasta için en uygun ve sürdürülebilir” tedavi seçilmelidir.
İlaç tedavisinden yeterli fayda görülmezse veya yan etkiler nedeniyle sürdürülemezse tedavi planı yeniden değerlendirilir.
Öncelikle şu sorulara bakılır:
Sonrasında şu seçenekler gündeme gelebilir:
Başarısızlık tek başına “artık ameliyat şart” anlamına gelmez. Tedavi basamakları hastaya göre yeniden planlanır.
Ağızdan terleme ilacı kullanırken doktorun önerilerine uyulmalıdır.
Dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:
İlacın işe yaraması kadar güvenli sürdürülebilmesi de önemlidir.
Ağızdan ilaç kullanımı sırasında bazı belirtiler doktor değerlendirmesi gerektirir.
Aşağıdaki durumlarda doktora başvurulmalıdır:
Göğüs ağrısı, nefes darlığı, bilinç bulanıklığı, bayılma, ciddi alerjik reaksiyon veya idrar yapamama gibi durumlarda acil değerlendirme gerekebilir.
İlk değerlendirme aile hekimi, iç hastalıkları veya dermatoloji uzmanı tarafından yapılabilir.
Hiperhidrozun bölgesine ve nedenine göre farklı uzmanlıklar devreye girebilir:
Ağızdan ilaç tedavisi, özellikle mevcut hastalıklar ve kullanılan ilaçlar nedeniyle doktor kontrolü gerektirir.
Aşırı terleme için ağızdan ilaç tedavisi vardır. En sık değerlendirilen ilaç grubu antikolinerjik ilaçlardır. Bu ilaçlar ter bezlerine ulaşan asetilkolin etkisini azaltarak ter üretimini düşürebilir.
Ağızdan ilaçlar özellikle birden fazla bölgede terleme yaşayan, bölgesel tedavilerden yeterli fayda görmeyen veya yüz ve saçlı deri gibi tedavisi daha zor alanlarda terlemesi bulunan hastalarda gündeme gelebilir.
Ancak bu tedaviler yalnızca ter bezlerini değil, vücuttaki başka sistemleri de etkileyebilir. Ağız kuruluğu, kabızlık, bulanık görme, idrar yapmada güçlük, çarpıntı, uyku hali ve sıcak havaya tahammülsüzlük gibi yan etkiler görülebilir.
Beta blokerler bazı performans veya kaygı ilişkili terleme durumlarında, klonidin bazı sıcak basması veya yüz-saçlı deri terlemesi tablolarında, kaygı giderici ilaçlar ise belirli psikiyatrik değerlendirmeler sonrası sınırlı durumlarda düşünülebilir.
Terleme aniden başladıysa, gece devam ediyorsa, tüm vücudu etkiliyorsa veya ateş, kilo kaybı, çarpıntı ve titreme gibi belirtilerle birlikteyse ağızdan ilaç başlanmadan önce sekonder nedenler araştırılmalıdır.
En uygun tedavi; terlemenin tipi, şiddeti, etkilenen bölgeler, hastanın yaşı, mesleği, eşlik eden hastalıkları, kullandığı ilaçlar ve yan etki toleransı dikkate alınarak kişiye özel planlanmalıdır.
Evet. Aşırı terleme için ağızdan kullanılan ilaçlar vardır. En sık değerlendirilen grup antikolinerjik ilaçlardır. Ancak bu ilaçlar herkes için uygun değildir ve doktor kontrolünde kullanılmalıdır.
Antikolinerjik ilaçlar, ter bezlerine ulaşan asetilkolin etkisini azaltarak ter üretimini düşürebilir. Bazı ilaçlar ise kaygı, çarpıntı, sıcak basması veya altta yatan başka mekanizmaları azaltarak dolaylı etki gösterebilir.
Bazı hastalarda el ve ayak terlemesini azaltabilir. Ancak el ve ayak terlemesinde antiperspirantlar, iyontoforez ve botulinum toksin gibi bölgesel yöntemler de değerlendirilir. Uygun seçenek hastaya göre belirlenir.
Yüz ve saçlı deri terlemesinde ağızdan ilaçlar bazı hastalarda düşünülebilir. Ancak önce terlemenin primer hiperhidroz, menopoz, tiroid hastalığı, ilaç yan etkisi, sosyal kaygı veya başka bir nedene bağlı olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Yan etkiler ilaca göre değişir. Antikolinerjik ilaçlarda ağız kuruluğu, kabızlık, bulanık görme, idrar yapmada güçlük, çarpıntı, uyku hali ve sıcak havaya tahammülsüzlük görülebilir.
Hayır. Ağızdan ilaçlar genellikle kullanıldığı sürece etki gösterir. İlaç kesildiğinde terleme geri dönebilir. Kalıcı tedavi olarak değerlendirilmez.
Bu durum hastaya göre değişir. Botoks belirli bir bölgede güçlü lokal etki sağlayabilir. Ağızdan ilaçlar ise birden fazla bölgedeki terlemeyi etkileyebilir ancak sistemik yan etki riski taşır.
Bazı ilaçlar terlemeyi azaltarak vücudun ısı düzenleme kapasitesini etkileyebilir. Sıcak ortamda çalışanlar, sporcular, yaşlılar ve kalp hastalığı olanlar daha dikkatli değerlendirilmelidir.
Çocuk ve ergenlerde ağızdan ilaç kararı çok dikkatli verilmelidir. Yaş, kilo, terlemenin şiddeti, okul yaşamı, yan etki riski ve alternatif tedaviler değerlendirilmelidir. Doktor kontrolü olmadan kullanılmamalıdır.
İlk değerlendirme dermatoloji, iç hastalıkları veya aile hekimliği tarafından yapılabilir. Hormonal nedenlerde endokrinoloji, menopozda kadın hastalıkları ve doğum, sosyal kaygıda psikiyatri, cerrahi seçeneklerde göğüs cerrahisi değerlendirmesi gerekebilir.