

ETS ameliyatı, özellikle şiddetli primer el terlemesinin tedavisinde seçilmiş hastalarda değerlendirilebilen cerrahi bir yöntemdir. ETS, İngilizce “Endoscopic Thoracic Sympathectomy” ifadesinin kısaltmasıdır ve Türkçede endoskopik torasik sempatektomi olarak adlandırılır.
İşlemin temel amacı, ter bezlerine aşırı uyarı gönderen sempatik sinir yollarının göğüs kafesi içerisindeki belirli seviyelerde kesilmesi veya kesintiye uğratılmasıdır.
ETS sonrasında özellikle el terlemesinde belirgin azalma görülebilir. Bununla birlikte ameliyatın en önemli konusu yalnızca terlemenin azalması değildir. Vücudun başka bölgelerinde yeni veya artmış terleme ortaya çıkması anlamına gelen kompansatuvar terleme, ameliyat sonrası en önemli ve en sık tartışılan etkilerden biridir.
Bu nedenle ETS, aşırı terlemesi olan herkese uygulanan ilk basamak bir tedavi değildir. Öncelikle terlemenin tipi, şiddeti, günlük yaşama etkisi, diğer tedavilere verilen yanıt ve ameliyatın olası sonuçları birlikte değerlendirilmelidir.
Vücuttaki ter bezlerinin çalışması otonom sinir sistemi tarafından kontrol edilir.
Bu sistemin bir parçası olan sempatik sinirler, ter bezlerine terleme sinyalleri gönderir.
Primer fokal hiperhidrozda bu sistemin belirli bölgelerde normalden daha aktif çalışması sonucunda;
kişinin ısı kontrolü için ihtiyaç duyduğundan daha fazla terleme ortaya çıkabilir.
ETS ameliyatında göğüs kafesi içerisinden geçen sempatik sinir zincirinin belirlenen seviyesi cerrahi olarak kesintiye uğratılır.
Amaç, özellikle hedeflenen bölgeye ulaşan aşırı terleme sinyallerini azaltmaktır.
Günlük kullanımda ETS terimi çoğu zaman genel bir ifade olarak kullanılmaktadır.
Teknik olarak sempatik zincire farklı yöntemlerle müdahale edilebilir.
Sempatektomide sempatik zincirin belirli bir bölümünün çıkarılması söz konusu olabilir.
Sempatotomide ise sinir zinciri belirli seviyede kesilerek sinyal iletimi kesintiye uğratılır.
Bazı tekniklerde klipsleme de kullanılabilir.
Hangi tekniğin kullanılacağı cerrahi yaklaşıma göre değişebilir. Bu tekniklerin hiçbirinde işlemin sonuçlarının tamamen geri döndürülebileceği varsayılmamalıdır.
ETS’nin en belirgin kullanım alanı primer palmar hiperhidroz, yani aşırı el terlemesidir.
Özellikle;
seçilmiş hastalarda cerrahi seçenek değerlendirilebilir.
Ancak terlemenin günlük yaşamı rahatsız etmesi tek başına ameliyat kararı için yeterli değildir.
Primer hiperhidroz, başka bir hastalık veya ilaç kullanımına bağlı olmaksızın ortaya çıkan aşırı terleme durumudur.
Genellikle;
El, ayak, koltuk altı ve yüz bölgeleri sık etkilenebilir.
ETS düşünülmeden önce terlemenin primer mi yoksa başka bir sağlık sorununa bağlı sekonder terleme mi olduğunun değerlendirilmesi önemlidir.
Genellikle hayır.
Sekonder hiperhidroz başka bir hastalığın, hormonal durumun veya kullanılan ilaçların sonucu olarak ortaya çıkabilir.
Aşırı terlemeye;
eşlik edebilir.
Özellikle sonradan başlayan, bütün vücudu etkileyen veya belirgin gece terlemesinin eşlik ettiği durumlarda altta yatan neden araştırılmalıdır.
Böyle bir durumda tedavi sempatik siniri kesmekten çok terlemeye neden olan hastalığa yönelik planlanır.
ETS ameliyatı her hiperhidroz hastası için uygun değildir.
Cerrahi özellikle;
seçilmiş hastalarda değerlendirilebilir.
Ameliyat kararı yalnızca terleme miktarına göre değil, kişinin yaşam kalitesi üzerindeki etkisine göre de değerlendirilir.
El terlemesi için ETS genellikle ilk tedavi seçeneği değildir.
Tedavi sürecinde hastaya göre;
değerlendirilebilir.
Bu yöntemlerin yeterli sonuç vermediği veya sürdürülebilir olmadığı, şiddetli primer palmar hiperhidrozu bulunan seçilmiş kişilerde ETS gündeme gelebilir.
ETS koltuk altı terlemesini de azaltabilir ancak yalnızca koltuk altı terlemesi bulunan hastalarda cerrahi daha temkinli değerlendirilir.
Bunun önemli nedenlerinden biri koltuk altı hiperhidrozu için;
gibi farklı seçeneklerin bulunmasıdır.
Ayrıca ETS’nin el terlemesindeki sonuçları koltuk altı terlemesine kıyasla daha öngörülebilir olabilir.
Bu nedenle izole koltuk altı terlemesinde ETS çoğu hastada ilk seçenek değildir.
ETS doğrudan ayak terlemesini kontrol eden sinir yollarına yönelik bir ameliyat değildir.
Bazı hastalarda el terlemesi için yapılan ETS sonrasında ayak terlemesinde de azalma görülebilir ancak bu sonuç garanti edilemez.
Sadece ayak terlemesini tedavi etmek amacıyla torasik sempatektomi uygulanması standart bir yaklaşım değildir.
Ayak terlemesinde iyontoforez, topikal tedaviler ve gerekli durumlarda diğer yöntemler öncelikle değerlendirilebilir.
Yüz ve baş bölgesindeki primer hiperhidroz için ETS bazı seçilmiş hastalarda tartışılabilen bir seçenektir.
Ancak bu bölgede cerrahi sonuçlar el terlemesine göre daha az öngörülebilir olabilir ve ameliyat sonrası kompansatuvar terleme gibi etkiler önem taşır.
Bu nedenle kraniyofasiyal hiperhidrozda cerrahi genellikle diğer uygun tedavi seçeneklerinden sonra ve dikkatli hasta seçimiyle değerlendirilir.
Yüz kızarması ve aşırı terleme birbiriyle ilişkili olabilse de aynı durum değildir.
Şiddetli ve yaşam kalitesini belirgin etkileyen bazı yüz kızarması olgularında sempatik cerrahi geçmişten beri uygulanmıştır.
Bununla birlikte yüz kızarmasında cerrahinin yarar-risk dengesi el terlemesine göre daha tartışmalıdır.
Özellikle kompansatuvar terleme ve işlemin kalıcı etkileri nedeniyle yüz kızarması için ETS kararı dikkatli değerlendirilmelidir.
Tedavi, terlemenin bulunduğu bölgeye göre değişir.
Ameliyat öncesinde hastaya göre;
Alüminyum tuzları içeren medikal antiperspirantlar özellikle hafif veya orta düzey terlemede değerlendirilebilir.
Özellikle el ve ayak terlemesinde kullanılan yöntemlerden biridir.
Eller veya ayaklar su içerisinde tutulurken düşük elektrik akımı uygulanarak ter bezlerinin aktivitesinin azaltılması amaçlanır.
Ter bezlerine giden sinir sinyallerini geçici olarak azaltarak terlemeyi kontrol etmeyi amaçlar.
Özellikle koltuk altı, el ve bazı diğer bölgelerde kullanılabilir.
Bazı hastalarda terlemeyi azaltan antikolinerjik ilaçlar değerlendirilebilir.
Ancak ağız kuruluğu, bulanık görme, kabızlık ve ısı toleransında azalma gibi yan etkileri olabilir.
Tedavi sırası ve kullanılabilecek yöntemler kişinin terleme bölgesine ve sağlık durumuna göre değişir.
ETS genel anestezi altında gerçekleştirilen bir göğüs cerrahisi işlemidir.
İşlem genellikle torakoskopik yani kamera yardımlı minimal invaziv yöntemle yapılır.
Göğüs kafesinin yan tarafında küçük kesiler oluşturulur.
Bu kesilerden;
göğüs boşluğuna ilerletilir.
Cerrah sempatik sinir zincirini göğüs kafesinin iç yüzünde belirler.
Hedeflenen sinir seviyesi cerrahi plana göre kesilir, yakılır veya başka bir yöntemle kesintiye uğratılır.
İşlem çoğunlukla her iki tarafa uygulanır.
Sempatik sinir zinciri omurganın her iki yanında, göğüs kafesinin iç bölümünde uzanan sinir yapılarından oluşur.
Terleme kontrolü açısından farklı vücut bölgeleriyle ilişkili sinir iletimi farklı seviyelerden geçer.
Bu nedenle cerrahinin hangi seviyede yapılacağı terlemenin bulunduğu bölgeye göre planlanır.
Cerrahi seviyenin seçimi hem terleme kontrolünü hem de yan etki riskini etkileyebilir.
Tek bir seviye bütün hastalar için kullanılmaz.
Cerrahi seviye;
gibi terleme dağılımına göre değişebilir.
Güncel cerrahi yaklaşımda sinir seviyelerinin kaburgalar üzerinden tanımlanması tercih edilebilir.
Daha geniş veya daha üst seviyelerde sempatik zincirin kesilmesi bazı istenmeyen etkilerin riskini artırabileceği için cerrahi planlama önemlidir.
Operasyon süresi hastanın anatomisine ve kullanılan cerrahi tekniğe göre değişebilir.
İşlemin iki taraflı gerçekleştirilmesi, önceki göğüs cerrahileri veya plevral yapışıklıklar ameliyat süresini etkileyebilir.
Bu nedenle herkes için geçerli sabit bir ameliyat süresi vermek doğru değildir.
Minimal invaziv yöntemle yapılan ETS sonrasında bazı hastalar kısa süre içerisinde taburcu olabilir.
Hastanede kalış süresini;
gibi faktörler belirler.
Her hastanın ameliyat sonrası süreci aynı değildir.
El terlemesi için yapılan ETS sonrasında ellerdeki değişiklik genellikle erken dönemde fark edilebilir.
Ancak ameliyat sonrası ilk günlerde vücudun terleme dağılımı yeniden değişebilir.
Ellerin tamamen kuru olması da her zaman istenen veya konforlu bir sonuç olmayabilir.
Bazı kişiler aşırı kuruluk hissedebilir.
Uzun dönem değerlendirmede yalnızca ellerin kuruluğu değil, vücudun diğer bölgelerindeki terleme değişiklikleri de dikkate alınmalıdır.
Kompansatuvar terleme, ETS sonrasında daha önce belirgin olmayan vücut bölgelerinde terlemenin artmasıdır.
Özellikle;
gibi alanlarda görülebilir.
Kompansatuvar terlemenin şiddeti kişiden kişiye büyük farklılık gösterir.
Bazı kişilerde hafif ve tolere edilebilirken bazı kişilerde günlük yaşamı belirgin biçimde etkileyebilir.
ETS değerlendirmesinde en önemli konulardan biri budur.
Ameliyat el terlemesini azaltırken başka bölgelerdeki terleme artabilir.
Bu yeni terleme özellikle;
daha belirgin olabilir.
Kompansatuvar terlemenin kimde ne kadar şiddetli olacağını ameliyat öncesinde kesin olarak tahmin etmek mümkün değildir.
Bu nedenle hastanın ameliyat kararından önce bu olasılığı ayrıntılı biçimde anlaması önemlidir.
Evet.
Bazı kişilerde kompansatuvar terleme zaman içerisinde azalabilir ancak herkeste kaybolacağı söylenemez.
Uzun süre devam edebilir ve bazı hastalarda kalıcı bir sorun hâline gelebilir.
Bu nedenle ETS’nin değerlendirilmesinde yalnızca hedeflenen bölgedeki terleme azalması değil, olası uzun dönem terleme değişiklikleri de dikkate alınmalıdır.
Kompansatuvar terlemenin mekanizması tamamen açıklanmış değildir.
Vücudun ısı kontrolünü sürdürebilmesi için sempatik sistemin farklı bölgelerindeki yanıtların değiştiği düşünülmektedir.
Bu nedenle “ellerdeki ter vücudun başka bir yerinden çıkar” şeklindeki basit açıklama fizyolojik süreci tam olarak yansıtmaz.
Sinir sisteminin terleme kontrolünde daha karmaşık düzenleyici mekanizmaları bulunmaktadır.
Her cerrahi işlemde olduğu gibi ETS’nin de riskleri vardır.
Bunlar arasında;
yer alabilir.
Üst sempatik seviyelere yakın işlemlerde Horner sendromu olarak adlandırılan göz kapağı ve göz bebeğiyle ilişkili nörolojik tablo da nadir ancak önemli komplikasyonlardan biridir.
Riskler kullanılan tekniğe ve müdahale seviyesine göre değişebilir.
Horner sendromu, göz ve yüz bölgesine giden bazı sempatik sinirlerin etkilenmesi sonucunda ortaya çıkabilen nörolojik bir tablodur.
Belirtiler arasında;
bulunabilir.
Modern cerrahide uygun anatomik seviyelerin seçilmesiyle bu risk azaltılmaya çalışılır ancak tamamen sıfır değildir.
Gustatuvar terleme, yemek yerken veya özellikle belirli yiyeceklerle birlikte yüz ve baş bölgesinde terleme oluşmasıdır.
ETS sonrasında bazı hastalarda yeni olarak ortaya çıkabilir.
Şiddeti kişiden kişiye değişir.
Sempatik sinir sistemi kalp hızının düzenlenmesinde de rol oynar.
Özellikle daha üst seviyelerde yapılan sempatik müdahaleler bazı hastalarda dinlenme veya egzersiz sırasındaki kalp hızını etkileyebilir.
Çoğu hastada klinik olarak önemli bir sorun ortaya çıkmasa da mevcut kalp ritim problemleri veya belirgin düşük kalp hızı bulunan kişiler ameliyat öncesinde ayrıca değerlendirilmelidir.
ETS’nin geri döndürülebilir bir işlem olduğu şeklinde kesin bir kabul doğru değildir.
Özellikle sinir kesilmiş veya çıkarılmışsa oluşan değişiklikler kalıcı olabilir.
Klipsleme tekniğinde teorik olarak klips çıkarılabilir ancak klipsin çıkarılması sinir fonksiyonlarının veya terleme düzeninin eski hâline döneceğini garanti etmez.
Bu nedenle ETS kararı geçici bir tedavi deneniyormuş gibi verilmemelidir.
Sempatik zincirin kesilmesi yerine klipsle sıkıştırılması bazı cerrahi tekniklerde kullanılabilir.
Klips gerektiğinde çıkarılabilir olsa da bunun tam bir “geri dönüş” sağladığını söylemek doğru değildir.
Sinirde oluşan değişiklikler zaman içerisinde kalıcı hâle gelebilir.
Bu nedenle klipsli yöntemin kompansatuvar terleme veya diğer etkileri tamamen ortadan kaldırdığı düşünülmemelidir.
ETS sonrasında hedeflenen bölgedeki terleme tekrar ortaya çıkabilir.
Nüks;
gibi nedenlerle görülebilir.
Tekrarlama oranı terleme bölgesine ve kullanılan cerrahi tekniğe göre değişir.
ETS el terlemesini uzun süreli ve belirgin şekilde azaltabilen bir yöntemdir.
Ancak “kesin ve kalıcı çözüm” ifadesi doğru değildir.
Bazı hastalarda terleme yeniden ortaya çıkabilir ve hedeflenen bölgede iyi sonuç elde edilse bile kompansatuvar terleme gibi yeni sorunlar gelişebilir.
Bu nedenle tedavinin başarısı yalnızca ellerin kuru olması üzerinden değerlendirilmemelidir.
Bazı hastalar ameliyat sonrasında el terlemesindeki azalmadan memnun olurken, bazı kişiler özellikle şiddetli kompansatuvar terleme nedeniyle sonuçtan memnun olmayabilir.
Bu nedenle ameliyat öncesinde kişinin;
ayrıntılı şekilde değerlendirilmelidir.
Cerrahi kararın en önemli aşamalarından biri gerçekçi beklentilerin oluşturulmasıdır.
Minimal invaziv cerrahi sonrasında erken dönemde;
görülebilir.
Hastanın genel durumu uygun olduğunda erken hareket ve yürüyüş desteklenir.
Günlük yaşama dönüş süresi kişinin yaptığı işe ve iyileşme hızına göre değişir.
Ağır fiziksel aktivitelere dönüş ise cerrahi ekibin değerlendirmesine göre kademeli olarak planlanır.
ETS için yalnızca “ameliyat el terlemesini azaltıyor mu?” sorusunu sormak yeterli değildir.
Asıl değerlendirme;
birlikte ele alınarak yapılmalıdır.
Bu nedenle ETS, doğru hasta seçiminin tedavinin kendisi kadar önemli olduğu cerrahi işlemlerden biridir.
ETS, göğüs kafesi içerisindeki sempatik sinir zincirinin belirli seviyelerde kesintiye uğratılarak aşırı terlemenin azaltılmasını amaçlayan minimal invaziv bir göğüs cerrahisi işlemidir.
ETS’nin en belirgin kullanım alanı şiddetli primer el terlemesidir. Özellikle diğer uygun tedavilere yeterli yanıt vermeyen seçilmiş hastalarda değerlendirilebilir.
Uygulanabilir ancak izole koltuk altı terlemesinde farklı lokal ve ameliyatsız tedaviler bulunduğu için ETS genellikle ilk seçenek değildir.
Bazı hastalarda ayak terlemesi azalabilir ancak bu sonuç öngörülebilir değildir. ETS yalnızca ayak terlemesini tedavi etmek amacıyla standart olarak uygulanmaz.
El terlemesinde değişiklik çoğu hastada erken dönemde fark edilebilir. Ancak uzun dönem sonuç değerlendirilirken kompansatuvar terleme ve olası nüks de dikkate alınmalıdır.
Görülme sıklığı çalışmalara ve kullanılan cerrahi tekniğe göre değişmektedir. Oldukça sık karşılaşılabilir ancak şiddeti kişiden kişiye farklıdır ve ameliyat öncesinde kimin ciddi kompansatuvar terleme yaşayacağını kesin olarak tahmin etmek mümkün değildir.
Bazı kişilerde zaman içerisinde azalabilirken bazı hastalarda uzun süre devam edebilir veya kalıcı olabilir.
Sinirin kesildiği veya çıkarıldığı işlemler geri döndürülebilir kabul edilmez. Klipsli teknikte klips çıkarılabilse bile terleme düzeninin ameliyat öncesine döneceği garanti edilemez.
Kompansatuvar terleme başta olmak üzere kanama, enfeksiyon, pnömotoraks, ağrı, aşırı kuruluk, gustatuvar terleme ve nadiren sinir veya kalp hızıyla ilişkili sorunlar görülebilir.
Hayır. Öncelikle primer ve sekonder terleme ayrımı yapılmalı, şikâyetin şiddeti değerlendirilmeli ve uygun ameliyatsız tedaviler gözden geçirilmelidir. ETS seçilmiş hastalarda değerlendirilir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. ETS ameliyatı aşırı terlemesi bulunan herkes için ilk basamak veya uygun bir tedavi değildir. Cerrahi karar; terlemenin primer veya sekonder olması, etkilenen bölge, şikâyetin şiddeti, daha önce uygulanan tedaviler ve ameliyatın olası yararları ile riskleri birlikte değerlendirilerek verilmelidir. Özellikle kompansatuvar terleme ameliyat sonrasında uzun süreli veya kalıcı olabilen önemli bir durumdur. Buradaki bilgiler kişisel tanı veya tedavi önerisi yerine geçmez.