

Yüz terlemesi; sıcak hava, egzersiz, stres veya heyecan gibi durumlarda vücudun verdiği doğal bir tepki olabilir. Ancak yüz bölgesindeki terleme ortam sıcaklığıyla ya da fiziksel aktiviteyle açıklanamayacak kadar fazlaysa, günlük yaşamı etkiliyorsa veya kontrol edilemiyorsa aşırı yüz terlemesi söz konusu olabilir.
Yüz ve saçlı deri bölgesinde görülen aşırı terleme, tıbbi olarak kraniyofasiyal hiperhidroz olarak adlandırılır. Terleme özellikle alın, saçlı deri, burun çevresi, üst dudak, yanaklar ve boyun bölgesinde belirgin olabilir. Bazı kişilerde yalnızca yüz terlemesi görülürken bazı kişilerde el, koltuk altı veya ayak terlemesi de tabloya eşlik edebilir.
Yüz terlemesinin nedenini belirleyebilmek için terlemenin ne zaman başladığı, hangi durumlarda arttığı, gece devam edip etmediği ve başka belirtilerin bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
Terleme, vücut sıcaklığının dengelenmesine yardımcı olan doğal bir mekanizmadır. Vücut sıcaklığı yükseldiğinde sinir sistemi ter bezlerini uyarır. Terin cilt yüzeyinden buharlaşmasıyla birlikte vücut serinlemeye çalışır.
Yüz ve saçlı deri bölgesinde çok sayıda ter bezi bulunduğu için sıcak havalarda veya egzersiz sırasında bu bölgelerde terleme görülebilir. Bununla birlikte sinir sistemi yalnızca sıcaklığa bağlı olarak çalışmaz. Stres, kaygı, heyecan, utanma veya öfke gibi duygusal durumlar da sempatik sinir sistemini harekete geçirerek yüz terlemesine neden olabilir.
Bu nedenle topluluk önünde konuşma, iş görüşmesi, sınav, sosyal ortam veya yoğun stres gibi durumlarda yüzün terlemesi tek başına bir hastalık anlamına gelmez. Terleme sıklaşıyor, kontrol edilemiyor ve kişinin günlük yaşamını etkiliyorsa hiperhidroz açısından değerlendirme gerekebilir.
Normal yüz terlemesi genellikle sıcaklık artışı, egzersiz, ateş, stres veya acı yiyecek tüketimi gibi belirli bir nedene bağlıdır. Tetikleyici ortadan kalktığında terleme de azalır.
Aşırı yüz terlemesinde ise vücudun serinlemeye ihtiyaç duymadığı durumlarda bile belirgin terleme görülebilir. Kişi serin bir ortamda otururken, konuşurken, yemek yerken veya herhangi bir fiziksel aktivite yapmazken yüzünden ter damladığını fark edebilir.
Aşırı yüz terlemesinin düşündürebileceği durumlar şunlardır:
Bu özellikler özellikle primer, yani başka bir hastalığa bağlı olmayan bölgesel hiperhidroz ile uyumlu olabilir.
Yüz terlemesi tek bir nedene bağlı değildir. Bazı kişilerde tamamen fizyolojik bir tepkiyken bazı kişilerde sinir sistemi aktivitesi, kullanılan ilaçlar veya altta yatan bir sağlık sorunu etkili olabilir.
Sıcak hava, yoğun egzersiz veya vücut sıcaklığını artıran fiziksel aktiviteler yüz terlemesinin en doğal nedenlerindendir. Vücut ısısı yükseldiğinde ter bezleri çalışarak vücudu serinletmeye çalışır.
Bu tür terleme genellikle geçicidir ve kişi serin bir ortama geçtiğinde azalır.
Stresli veya heyecanlı durumlarda sempatik sinir sistemi aktive olur. Kalp atışı hızlanabilir, yüzde kızarma meydana gelebilir ve ter bezlerinin çalışması artabilir.
Yüzünün terlediğini fark eden kişi daha fazla kaygılanabilir. Artan kaygı da terlemeyi çoğaltabilir. Böylece terleme ve stres birbirini besleyen bir döngü oluşturabilir.
Bu durum terlemenin yalnızca psikolojik olduğu anlamına gelmez. Primer hiperhidrozu bulunan kişilerde stres, zaten hassas olan terleme mekanizmasını daha güçlü biçimde tetikleyebilir.
Primer kraniyofasiyal hiperhidroz, yüz ve saçlı deri bölgesinde herhangi bir belirgin hastalık olmadan aşırı terleme görülmesidir.
Bu durumda ter bezlerinin sayısı normal olabilir. Asıl sorun, ter bezlerini kontrol eden sempatik sinir sisteminin gereğinden fazla uyarı göndermesidir. Ter bezleri, vücudun soğumaya ihtiyacı olmadığı halde çalışmaya devam edebilir.
Primer hiperhidroz bazı ailelerde daha sık görülebilir. Belirtiler çocukluk, ergenlik veya genç yetişkinlik döneminde başlayabileceği gibi yüz terlemesi diğer bölgesel terleme türlerine göre daha ileri yaşlarda da belirginleşebilir.
Acı biber, yoğun baharatlar ve çok sıcak yiyecekler yüz bölgesindeki terlemeyi artırabilir. Bu durum gustatuvar terleme olarak adlandırılır.
Yemek sırasında özellikle alın, burun çevresi, üst dudak ve saçlı deride terleme görülebilir. Çoğu kişide bu durum doğal bir tepkidir. Ancak hemen her öğünde meydana geliyor ve belirgin rahatsızlık oluşturuyorsa değerlendirilmesi gerekebilir.
Bazı sinir yaralanmaları, geçirilmiş yüz veya tükürük bezi ameliyatları da yemek yerken tek taraflı yüz terlemesine yol açabilir.
Kahve, enerji içecekleri, bazı çaylar ve yüksek miktarda kafein içeren ürünler sinir sistemini uyararak terlemeyi artırabilir. Alkol ise damarların genişlemesine ve vücut sıcaklığının değişmesine neden olarak yüz kızarmasıyla birlikte terlemeye yol açabilir.
Bu ürünlerin tüketimi sonrasında belirtilerin arttığı fark ediliyorsa miktarın azaltılması terlemenin kontrolüne yardımcı olabilir.
Menopoz döneminde görülen sıcak basmaları yüz, boyun ve göğüs bölgesinde ani sıcaklık hissi ve terlemeye neden olabilir. Gebelik dönemindeki hormonal değişiklikler de bazı kişilerde terlemeyi artırabilir.
Hormonal nedenlere bağlı terleme çoğunlukla yalnızca yüzle sınırlı kalmaz. Sıcak basması, çarpıntı, uyku bozukluğu veya adet düzeninde değişiklik gibi başka belirtiler de görülebilir.
Tiroid bezinin normalden fazla çalışması, metabolizmanın hızlanmasına ve ısı üretiminin artmasına neden olabilir. Bu durumda yüz terlemesinin yanında çarpıntı, ellerde titreme, kilo kaybı, sıcağa tahammülsüzlük, huzursuzluk ve uyku sorunları görülebilir.
Bu belirtilerin bulunması halinde tiroid fonksiyonlarının değerlendirilmesi gerekebilir.
Kan şekerinin düşmesi sırasında terleme, titreme, çarpıntı, açlık hissi, halsizlik ve baş dönmesi görülebilir. Terleme özellikle yüz ve boyun çevresinde belirgin olabilir.
Diyabet tedavisi gören kişilerde terlemeye bilinç bulanıklığı, konuşma güçlüğü veya ciddi halsizlik eşlik ediyorsa kan şekeri düşüklüğü açısından hızlı değerlendirme önemlidir.
Vücut sıcaklığını yükselten enfeksiyonlar terlemeye neden olabilir. Ateşin düşmeye başladığı dönemde yoğun terleme görülebilir.
Terlemeye uzun süren ateş, öksürük, belirgin halsizlik, gece terlemesi veya açıklanamayan kilo kaybı eşlik ediyorsa altta yatan neden araştırılmalıdır.
Terleme, otonom sinir sistemi tarafından kontrol edilir. Bu sistemi etkileyen bazı nörolojik hastalıklar veya sinir yaralanmaları terleme düzeninde değişikliğe yol açabilir.
Özellikle yüzün yalnızca bir tarafında başlayan terleme, terleme kaybı, göz kapağında düşme, yüzde uyuşma veya kas güçsüzlüğü gibi belirtilerle birlikteyse nörolojik değerlendirme gerekebilir.
Bazı antidepresanlar, ağrı kesiciler, hormon ilaçları, diyabet ilaçları ve sinir sistemini etkileyen bazı tedaviler terlemeyi artırabilir.
İlaç kullanmaya başladıktan veya ilaç dozu değiştirildikten sonra yüz terlemesi ortaya çıktıysa ilacı reçete eden doktora bilgi verilmelidir. Terlemeye neden olduğu düşünülse bile ilaç doktor önerisi olmadan aniden bırakılmamalıdır.
Primer bölgesel hiperhidroz genellikle uyku sırasında belirgin şekilde azalır veya durur. Bu nedenle gece meydana gelen yüz ve baş terlemesi farklı nedenler açısından değerlendirilmelidir.
Odanın sıcak olması, kalın kıyafetler, ağır yatak örtüleri veya ateşli hastalıklar gece terlemesine neden olabilir. Bunun dışında menopoz, kullanılan ilaçlar, kan şekeri düşüklüğü, tiroid hastalıkları, enfeksiyonlar ve bazı sistemik hastalıklar gece terlemesiyle ilişkili olabilir.
Gece terlemesi sürekli hale geliyorsa, çarşaf veya kıyafet değiştirmeyi gerektirecek kadar fazlaysa ya da kilo kaybı, ateş, öksürük ve belirgin halsizlik gibi belirtilerle birlikte görülüyorsa doktora başvurulmalıdır.
Yüz terlemesinin değerlendirilmesinde öncelikle ayrıntılı hasta öyküsü alınır. Terlemenin başlangıç yaşı, süresi, vücudun hangi bölgelerinde görüldüğü, gece devam edip etmediği ve hangi durumlarda arttığı sorgulanır.
Ayrıca kullanılan ilaçlar, ailede hiperhidroz öyküsü ve eşlik eden belirtiler değerlendirilir.
Primer yüz hiperhidrozunda çoğu zaman tanı muayene ve hastanın şikâyetleriyle konulabilir. Sekonder bir neden düşünülüyorsa kan şekeri, tiroid fonksiyonları veya diğer olası hastalıklara yönelik tetkikler istenebilir.
Terlemenin şiddetini değerlendirmek için kişinin günlük yaşamının ne ölçüde etkilendiği de dikkate alınır. Toplantılardan kaçınma, sürekli mendil taşıma, makyajın bozulması, gözlüğün kayması veya sosyal ortamlarda yoğun kaygı yaşanması terlemenin yaşam kalitesi üzerindeki etkisini gösterebilir.
Yüz terlemesinin tedavisi, terlemenin nedenine ve şiddetine göre planlanır. Sekonder hiperhidrozda öncelik altta yatan hastalığın veya ilaç yan etkisinin değerlendirilmesidir.
Primer yüz hiperhidrozunda uygulanabilecek yöntemler kişinin belirtilerine göre değişebilir.
Terlemenin hangi durumlarda arttığını kaydetmek yararlı olabilir. Acı yiyecekler, kafein, alkol, stres, sıcak ortamlar veya belirli sosyal durumlar tetikleyici olarak öne çıkabilir.
Bu faktörlerin tamamen ortadan kaldırılması her zaman mümkün değildir. Ancak kontrol edilebilir tetikleyicilerin azaltılması belirtilerin hafiflemesine yardımcı olabilir.
Bazı terleme önleyici ürünler ter bezlerinin çalışmasını geçici olarak azaltabilir. Ancak yüz derisi koltuk altı gibi bölgelerden daha hassastır. Yanlış ürün veya yüksek yoğunluklu uygulamalar kızarıklık, yanma, göz tahrişi ve cilt problemlerine neden olabilir.
Bu nedenle yüz bölgesine uygulanacak topikal tedaviler doktor önerisiyle kullanılmalıdır.
Ter bezlerini uyaran sinir sinyallerini azaltmaya yönelik bazı ilaçlar, yaygın veya şiddetli terlemesi bulunan seçilmiş hastalarda kullanılabilir.
Bu ilaçlar ağız kuruluğu, kabızlık, görme bulanıklığı, idrar yapmada güçlük ve sıcak havaya karşı hassasiyet gibi yan etkilere neden olabilir. Tedavi kararı hastanın yaşı, sağlık durumu ve kullandığı diğer ilaçlar dikkate alınarak verilmelidir.
Botulinum toksin, ter bezlerine ulaşan sinir sinyallerini geçici olarak azaltabilir. Yüz ve saçlı deri terlemesinde seçilmiş hastalara uygulanabilir.
Yüz bölgesindeki kasların mimik hareketlerinde görev alması nedeniyle uygulamanın deneyimli hekimler tarafından planlanması önemlidir. Etki geçicidir ve belirli aralıklarla tekrar uygulama gerekebilir.
Şiddetli primer yüz terlemesinde, diğer tedavilerden yeterli sonuç alınamaması halinde cerrahi seçenekler değerlendirilebilir.
Endoskopik torasik sempatik cerrahi sırasında yüz bölgesindeki aşırı terlemeyle ilişkili sempatik sinir yollarına müdahale edilir. Uygulanan yönteme göre işlem sempatektomi, sempatikotomi veya ramisektomi şeklinde adlandırılabilir.
Cerrahi tedavi her yüz terlemesi yaşayan kişi için uygun değildir. Öncelikle terlemenin primer hiperhidroza bağlı olduğunun belirlenmesi ve sekonder nedenlerin dışlanması gerekir.
Cerrahi sonrasında vücudun sırt, karın, göğüs veya bacak gibi başka bölgelerinde terleme artışı meydana gelebilir. Kompansatuvar terleme olarak adlandırılan bu durumun görülme ihtimali ve şiddeti kişiden kişiye değişebilir. Bu nedenle cerrahi karar verilmeden önce beklenen yararlar, olası riskler ve alternatif tedaviler ayrıntılı olarak değerlendirilmelidir.
Yüz terlemesi günlük yaşamı etkiliyor, sosyal ortamlardan uzaklaşmaya neden oluyor veya kişinin iş hayatını zorlaştırıyorsa tıbbi değerlendirme yapılabilir.
Aşağıdaki durumlarda doktora başvurulması önerilir:
Yoğun terlemeye göğüs ağrısı, nefes darlığı, baş dönmesi, soğuk cilt, hızlı nabız veya bulantı eşlik ediyorsa acil tıbbi değerlendirme gerekir.
Yüz terlemesi çoğu zaman sıcaklık, egzersiz, stres veya beslenme gibi doğal nedenlere bağlıdır. Ancak vücudun soğumaya ihtiyaç duymadığı durumlarda ortaya çıkan, uzun süredir devam eden ve günlük yaşamı etkileyen terleme kraniyofasiyal hiperhidroz belirtisi olabilir.
Aşırı yüz terlemesi primer olarak sinir sisteminin ter bezlerini fazla uyarmasından kaynaklanabileceği gibi tiroid hastalıkları, hormonal değişiklikler, kan şekeri düşüklüğü, kullanılan ilaçlar veya başka sağlık sorunlarıyla da ilişkili olabilir.
Tedavi planı oluşturulmadan önce primer ve sekonder terleme ayrımı yapılmalıdır. Tetikleyicilerin kontrolünden ilaç ve botulinum toksin uygulamalarına, seçilmiş hastalarda ise cerrahi yöntemlere kadar farklı seçenekler bulunur. Uygun yöntem, terlemenin nedeni, şiddeti ve kişinin yaşam kalitesi üzerindeki etkisine göre belirlenir.
Sıcak havada, egzersiz yaparken, ateş sırasında veya stresli durumlarda yüzün terlemesi normaldir. Ancak serin ortamda veya dinlenme halinde ortaya çıkan, sık tekrarlayan ve günlük yaşamı etkileyen terleme aşırı yüz terlemesi olarak değerlendirilebilir.
Stres ve heyecan sempatik sinir sistemini harekete geçirerek yüz terlemesini artırabilir. Primer hiperhidrozu bulunan kişilerde stresin etkisi daha belirgin olabilir. Terlemeyi fark etmek de kaygıyı artırarak belirtilerin çoğalmasına yol açabilir.
Yüz ve saçlı deri terlemesi birlikte görülebilir ve kraniyofasiyal hiperhidroz kapsamında değerlendirilebilir. Bazı kişilerde terleme yalnızca alın ve yüzde, bazı kişilerde ise saçlı deri ve boyun bölgesinde daha belirgindir.
Sıcak oda veya kalın örtüler geçici gece terlemesine neden olabilir. Ancak primer hiperhidroz çoğunlukla uyku sırasında azalır. Düzenli gece terlemesi varsa ilaçlar, hormonal değişiklikler, enfeksiyonlar ve diğer olası nedenler araştırılabilir.
Acı, baharatlı veya çok sıcak yiyecekler yüz terlemesini doğal olarak artırabilir. Her öğünde belirgin terleme görülmesi veya terlemenin yüzün yalnızca bir tarafında olması halinde gustatuvar terleme ve sinir sistemiyle ilişkili nedenler değerlendirilebilir.
Tiroid bezinin aşırı çalışması metabolizmayı hızlandırarak terlemeyi artırabilir. Terlemeye çarpıntı, kilo kaybı, titreme, huzursuzluk ve sıcağa tahammülsüzlük eşlik ediyorsa tiroid fonksiyonları kontrol edilebilir.
Terlemenin altı aydan uzun süredir devam etmesi, haftada en az bir kez görülmesi, yüzün iki tarafını etkilemesi, uykuda azalması ve günlük yaşamı zorlaştırması primer hiperhidrozu düşündürebilir. Kesin değerlendirme doktor muayenesiyle yapılır.
Botulinum toksin seçilmiş hastalarda yüz ve saçlı deri terlemesini azaltmak amacıyla kullanılabilir. Yüz kaslarının mimik hareketlerinde görev alması nedeniyle uygulama alanı ve dozları dikkatle planlanmalıdır.
Cerrahi tedavi seçilmiş primer hiperhidroz hastalarında yüz terlemesini belirgin ölçüde azaltabilir. Ancak sonuçlar kişiden kişiye değişebilir ve ameliyat sonrasında vücudun başka bölgelerinde kompansatuvar terleme gelişebilir. Bu nedenle ameliyat kararı ayrıntılı değerlendirme sonrasında verilmelidir.
İlk değerlendirme aile hekimi, iç hastalıkları veya dermatoloji uzmanı tarafından yapılabilir. Altta yatan hastalık şüphesi varsa endokrinoloji veya nöroloji değerlendirmesi gerekebilir. Primer hiperhidroz tanısı konulan ve cerrahi tedavi düşünülen hastalar göğüs cerrahisi uzmanına yönlendirilebilir.